Üst perdeden konuşma, yasaları zorlama, böbürlenme, “siyaset dehasıyım ben” edaları, rakibi küçümseme, seçmeni aptal yerine koyma, seçmenin zekâsını yok sayma… Hepsi ama hepsi yenildi.
Cumhurbaşkanlığı seçiminde başlayan Selahattin Demirtaş rüzgârı, bu seçimde fırtına oldu, esti. Soğukkanlılığıyla, esprisiyle, kucaklayıcılığıyla, özgürlükçülüğüyle, hitabetiyle, sahiciliğiyle Türkiye siyasetinin vazgeçilmezi oldu.