Söz konusu “dış politika” olunca…
Ülkeyi yönetenlerin attığı adımlara kayıtsız şartsız teslim mi olacağız? Aldıkları kararlara selam mı duracağız? Eleştirdiğimizde “Moskof uşağı” falan mı ilan edileceğiz?
Madem öyle… O zaman biz vakti zamanında “Çekiç Güç”e karşı neden destansı bir mücadele verdik ki?
Madem öyle… O zaman biz vakti zamanında Kardak Krizi’ni neden küçümsedik, yapılan hamaseti neden beğenmedik ve “İki kayalık için bu ne tantana” falan dedik ki?
Madem öyle… O zaman biz vakti zamanında AB ile yapılan Gümrük Birliği Anlaşması’na neden “teslimiyet” dedik ki?