Alevi sorununun ne denli ciddi olduğunu anlamak için Gezi’ye bakmak yeter.
Alevi meselesi 80’li yılların sağ-sol çatışmasında 90’lı yılların Madımak olayı ve 28 Şubat sürecinde farklı bir dönüşüm sağladı. Daha sol, daha seküler bir hal aldı. Aleviler, tek parti döneminde kendilerine zulmeden Laik-Kemalist ideolojinin muhafızı haline geldiler.
28 Şubat’ın kitlesel tabanını oluşturdular. Dersim’de kendilerini katleden, Hacı Bektaş-ı Veli Türbesi’nin kapısına kilit vuran. Cemleri yasaklayıp, dedelik müessesesini suç örgütüne dönüştüren Halk Partisi zihniyetinin doğal müttefiki haline geldiler.
Eski bir Cumhurbaşkanımız ise Seyit Rıza’nın mezarının yerinin açıklanmasını isteyen bir yazara, “Seyit Rıza işini karıştırmayın. Arkasından Şeyh Said’in mezarı gelir. Devlet bu işin altında kalır” demişti.
Kalırsa bu zulmü yapanlar kalır.
Yeni Türkiye’de ölümlerden korkan bir devlet istemiyoruz.
Bu kayıtlar açılsın Seyit Rıza’nın ve Şeyh Said’in mezarlarının yeri açıklansın.