12 Eylül’den sonra siyasi yasak getirilmişti.
Demirel’e, “Bir bilen” deniliyordu. CHP’liler ise Ecevit’e, “Bir bölen” diyorlardı. 12 Eylül’den sonra CHP’ye dönmeyip DSP’yi kurduğu için.
İnsanların bir hafızası olduğu gibi partilerin de bir hafızası var.
CHP’nin yeni ‘bir bölen’i Özgür Özel mi olacak?
Özgür Özel, CHP içinden yetişen, CHP Genel Başkanlığı gibi önemli bir görevi yapan bir lider.
CHP’nin evladı.
CHP’nin evlatları şimdi CHP’yi bölüyorlar.
Özgür Özel, CHP’nin tarihinde şimdiye kadar CHP Genel Başkanı olarak yer almıştı. Ama önümüzdeki hafta CHP’nin bölen adamı olarak yerini alacak.
Aslında Özgür Özel yalnız değil. Ekrem İmamoğlu da var. Kazandığı koltukları CHP’ye borçlu olan, CHP sayesinde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olan, yolsuzluk iddialarıyla girdiği cezaevinde dahi CHP’lilerin vefa gösterdiği Ekrem İmamoğlu, CHP’ye siyasi tarihinin en ağır darbelerinden birini vurmaya hazırlanıyor.
Tekrar Özgür Özel konusuna dönersek Özgür Özel açısından kader haftası. Özgür Özel, Kılıçdaroğlu’na karşı genel başkan adayı olmadan önce, “Manisa’da, evin salonunda, yarı karanlıkta oturdum ve hiçbir şey yapmadan dört saat düşündüm” demişti.
O zamanki verdiği karar isabetliydi. O karar sonucunda CHP Genel Başkanı oldu. Bu kez de sessiz bir odaya çekilip beş saat düşünmesinde yarar var. Çünkü verdiği karar sonucunda ya kahraman olacak ya da CHP’yi bölen adam olacak. Ya efsane olacak ya da eski bir hikâye olarak kalacak.
CHP’de kalıp CHP Genel Başkanlığı için mücadele edip partinin bölünmesini önleyen biri olursa mutlaka bir gün CHP Genel Başkanı olacak. Yoksa CHP tarihine CHP’yi bölen adam olarak geçecek. Özgür Özel tarihi bir karar arifesinde.