Abdülkadir Selvi: ABD bir kara harekatına girmezken, biz niye girelim?

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

 

Öncelikli olarak Ankara, IŞİD’in ABD’nin yanlış politikalarının bir sonucu olduğunu görüyor. Irak ve Suriye’yi bir cehenneme çeviren ABD’nin, elini ateşe sokmadan yangını bölgesel güçlere söndürtme isteğinin farkında. Ancak bu yangının da sönmesi ve IŞİD’le mücadele edilmesi gerektiğine inanıyor. Çünkü IŞİD bir sorunsa, en fazla 49 rehinesi bulunan Türkiye için sorun. Ancak Türkiye’nin başında başta Suriye süreci olmak üzere her defasında savaşa girmesi için bir çok neden olmasına rağmen ülkeyi ateşe atmadan yönetme becerisini gösteren bir AK Parti iktidarı var.

ABD, füzeler ve bombardıman uçaklarıyla havadan vuracak, bölgesel güçler ise karadan süpürme harekatı yürütecek. Genel planın böyle olduğu düşünülüyor. IŞİD’le mücadeleye, ‘Temkinli ve sessiz’ destek verilirken, 1 Mart’ta olduğu gibi TBMM’den bir tezkere çıkarılmasına ihtiyaç olacak mı, yoksa terörle mücadele konusunda uluslararası anlaşmalar yeterli mi? ABD’den gelecek talebe göre, işin hukuki statüsünün ne olduğu konusunda da bir çalışma yapılıyor. Bununla birlikte genel çerçeve şu: IŞİD’le mücadeleye destek veririz ancak sahada olmayız, kara gücüne girmeyiz. Hele rehinelerimizi kurtarmadan riskli hiçbir şey yapmayız. Geçerli soru şu: ABD bir kara harekatına girmezken, biz niye girelim?

Abdülkadir Selvi’nin yazısı