Fethullah Gülen cemaati “sinsi bir yayılmacı” idi.
Başkan Erdoğan “açık bir fetihçi”dir.
Bütün kazanımlarını “fetih” olarak görmekte, elinde olanları “emanet” değil, “ganimet” saymaktadır.
Onun için de “Bunlara iktidar teslim edilemez” derken, kendi mülkiyetinde olan bir şeyi vermemeyi ifade ediyor.
Onun için “seçim kaybı” bir “görevin devredilmesi” olmuyor, “bir hezimet” sayılıyor.
Bu mülkiyetçi yaklaşım elbette “mutlak iktidar hastalığı”na yakalananlar için olduğu kadar, ülke için de ciddi bir kaygı nedeni oluyor.
“Seçim kazanılsa da iktidarı vermeyecekler mi?” kaygısı var.
Bu soru yanlış bir sorudur. Bu kaygı da yaratılan ürkekliğin izdüşümüdür.
AKP ve MHP ortaklığı seçimi kaybedecek ve emaneti devredecektir.
Bütün sorun, “emaneti devralacak olanların cesaretidir”.
İktidar bir ganimet değil, bir emanettir.