Hilal Kaplan: Bir gecede cumhuriyetin ilanıyla tek parti diktatörlüğüne giden taşlar döşendi

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

 

‘Yemek yenirken; ‘Yarın cumhuriyet ilan edeceğiz!’ dedim. Orada bulunan arkadaşlar, hemen düşünceme katıldılar. Yemeği bıraktık. Hemen o dakikada nasıl davranılacağı üzerinde kısa bir program saptadım ve arkadaşları görevlendirdim. (…) Baylar, görüyorsunuz ki cumhuriyetin ilanına karar vermek için Ankara’da bulunan bütün arkadaşlarımı çağırmaya ve onlarla görüşüp tartışmaya gerek görmedim. Çünkü, onların öteden beri ve doğal olarak bu konuda benim gibi düşündüklerinden kuşkum yoktu.’

Mustafa Kemâl, Cumhuriyetin kuruluş hikâyesini böyle anlatır. Meclisteki vekillerin çoğunluğu mecliste bile yokken, kanun maddesi kabul edilir ve cumhuriyet bir gece vakti ‘ilan edilmiş’ olur. Kendisi de Cumhuriyetin ilanının ardından hem devlet hem de parti başkanı olur. Üç mebus hariç İkinci Meclis’e girecek vekillerin hepsini bizzat belirler ve böyle böyle tek parti rejimi diktatörlüğüne giden taşlar döşenmiş olur.

…Takriri Sükûn Kanunu’ndan İstiklâl Mahkemelerine, Şark Islahat Planı’ndan Dersim katliamına, Varlık Vergisi’nden başörtüsü yasaklarına kadar hâlâ yansımalarını telafi etmeye çalıştığımız uygulamaların bu dönem içerisinde gerçekleştirildiğini düşününce endişe etmekte ne kadar haklı olduklarını bir kez daha anlıyor insan…

Hilal Kaplan’ın yazısı