Uğur Kurt’un 22 Mayıs’ta Okmeydanı Cemevi’nin avlusunda bir cenaze törenine katılmak üzere beklerken TEM Şube Müdürlüğü’nde görevli Sezgin Korkmaz’ın silahıyla vurularak öldürülmesine dair iddianamenin yakın zamanda ortaya çıkan hiçbir ayrıntıyı içermediği ortaya çıktı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, Korkmaz’ın ‘taksirle öldürme’ suçundan üç yıldan altı yıla kadar hapsi istenmişti.
‘Sıkma’ uyarısı iddianamede yer almadı

Cumhuriyet’ten Canan Coşkun’un haberine göre savcı Hasan Yılmaz’ın iddianamesinde Korkmaz’ın, amiri tarafından beş kez ‘Sıkma, sıkma’ diye uyarıldığına ilişkin görüntüler yer almadı.
Söz konusu görüntüler 3 Temmuz’da ortaya çıkmıştı.
‘Meşru müdafaa’

Dahası, Korkmaz’ın ‘meşru müdafaa koşulları altında’ silahını, molotof kokteyliyle saldırıda bulunan bir başka eylemciye yönelterek ateş ettiği kaydedildi.
Söz konusu şahsın işinin kaçmasıyla kurşunun cemevi avlusundaki olaylarla ilgisi olmayan maktul Uğur Kurt’a isabet ettiği ve ölümüne sebebiyet verdiği belirtildi.
Karabayır’ın orada olmadığı ortaya çıktı

Ancak iddianamede adı geçen eylemci Cafer Karabayır’ın da o gün orada yer almadığı ortaya çıkmıştı. Karabayır’ın avukatı Naciye Demir, başka bir müvekkilinin dosyasını incelerken, Foto Film Şube Müdürlüğü’nde Karabayır’ın o gün başka bir eylemde görüntülendiğini fark etmişti.
Fotoğrafları değerlendiren mahkeme de Karabayır’ı serbest bırakmıştı. İddianamede bu bilgiler de yer almazken, Karabayır hâlâ şüpheli olarak görünüyor.
Uğur Kurt’un avukatı Aslı Kazan, savcının polisi korumaya yönelik bir iddianame hazırladığını belirterek, “CD’lerde olmayan görüntüler, eylemcilerin taş attığına ilişkin iddialar meşru müdafaayı kanıtlamak için kullanılmıştır. ‘Sıkma, sıkma’ uyarısının olduğu görüntüler olası kastla adam öldürme iddiasını çürütmek için konulmamıştır” dedi.