PKK lideri Abdullah Öcalan, 6-7 Ekim’de 40’tan fazla kişinin hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan Kobani protestolarıyla ilgili iki tarafın da derss alması gerektiğini söylerken, Kobani’nin tüm sorunların anahtarı olduğuna da vurgu yaptı.
Grup başkanvekilleri Pervin Buldan ve İdris Baluken’le milletvekili Sırrı Süreyya Önder’den oluşan HDP heyetiyle görüşen Abdullah Öcalan, Kobani eylemleriyle ilgili demokratik çözümün hayati önemine dikkat çekerek, “Tarafların müzakere temelli çabalara hız vermesi ehemmiyet arz etmektedir” değerlendirmesinde bulundu.
Öcalan 6-7 Ekim olaylarında yaşamlarını yitiren yurttaşlar için derin üzüntülerini belirterek, ailelerine de başsağlığı diledi.
15 Ekim itibarıyla yeni aşamaya geçildi
Sürecin 15 Ekim itibarıyla yeni bir aşamaya geçtiğini belirten Öcalan, “Burada lazım olan, barışa ve demokrasiye güven, daha net bir irade ve cesur siyasi hamlelerdir. Henüz kendi yerelliğimizden yola çıkarak evrensel çözümlere ulaşma şansımız varken bu hamleyi yapmazsak, bölgemiz başka güçlerin, salt kendilerini merkez alan dayatmaların ve uygulamaların girdabında telef olacaktır” yorumunu yaptı.
‘Akil İnsanlar Heyeti’ toplantısı önemli
Önceki gün yeniden toplanan ‘Akil İnsanlar Heyeti’nin toplantısının yanı sıra İkinci Ankara Barış Konferansı’nı ve bu platformlardan çıkan talepleri son derece önemli ve anlamlı bulduğunu belirten Öcalan, “Herkesin kavraması gereken gerçeklik şudur: Topyekün mahvolmamıza yol açacak dinamikleri tersine çevirerek sadece halklarımızı değil bütün bölgeyi ve insanlığı demokrasi güneşi altında toplamak bizim kendi ellerimizdedir” ifadelerini kullandı.
Ağırnaslı ve direnişi selamlıyorum
Kobani’deki duruma ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Öcalan’ın, “Oradaki cesur ve destansı direniş ve bu direnişe sahip çıkan bütün halklarımız tam da bu bilinç ve onurla hareket etmişlerdir. Nejat Suphi Ağırnaslı şahsında bu iradeye can veren bütün şehitlerimizi ve ailelerini selamlıyorum” dediği belirtildi.
Süreci sabote etmek isteyenler var
Bingöl Emniye Müdürü’nün öldürülmesine de atıfta bulunan Öcalan, “Bu dönemde süreci sabote etmek isteyen güçler, Bingöl örneğinde de görüldüğü gibi süreci çatışmaya evirmek için fırsat kollamaktadır” ifadelerini kullanarak açıklamasına şöyle devam etti: “Bu tarz provokasyonlara karşı sadece dikkatli olmak yetmez, önleyici tedbir ve mekanizmaların da süratle geliştirilmesi gerekmektedir. Toplumsal güvenlik ve düzeni cezai yaptırımlar ve anti demokratik yaklaşımlarla düzenlemeye çalışmak daha büyük sorunlara zemin hazırlar. Yapılması gereken; bu sorunların kaynağına inerek büyük bir özgüven ve cesaretle daha demokratik ve çözücü politikalar geliştirmektir.”