Birleşmiş Milletler (BM) Yargısız ve Keyfi İnfazlar Özel Raportörü Agnes Callamard, Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı cinayetine ilişkin raporu nedeniyle üst düzey bir Suudi yetkili tarafından ölümle tehdit edildiğini söyledi.

Ortadoğu’nun etkin gazetecilerinden, Washington Post yazarı Kaşıkçı, evlilik işlemleri için gittiği Suudi Arabistan’ın İstanbul başkonsolosluğunda, 2 Ekim 2018’de öldürülmüştü. Savcılık, Kaşıkçı’nın binaya girer girmez boğularak öldürüldüğünü, sonra da bedeninin parçalara ayrılıp ortadan kaldırıldığını açıklamıştı. Cesedin nerede olduğu bilinmiyor.
Cinayete ilişkin Suudi Arabistan’daki davada sekiz kişiye hapis cezası verilmişti. Türkiye’de ise iki dava açılmıştı.
Callamard’ın Haziran 2019’da yayınlanan raporunda “Kaşıkçı’nın öldürülmesi, Suudi Arabistan devletinin sorumlu olduğu yargısız bir infazdır” denmişti.
‘Dizginlenmemesi durumunda ilgilenileceği’ söylenmiş
The Guardian’a konuşan Callamard, Ocak 2020’de üst düzey bir Suudi yetkilinin, İsviçre’nin Cenevre kentindeki bir toplantıda, kendisi hakkında ‘dizginlenmemesi durumunda ilgilenileceğini’ söylediğini aktardı.
Bu bilgiyi kendisine bir meslektaşının verdiğini kaydeden Callamard, ifadenin nasıl algılandığı sorulduğunda, “Bir ölüm tehdidi. Böyle anlaşıldı” dedi.
Tehdidin Cenevre’de görevli Suudi diplomatlar, Cenevre’yi ziyaret eden Suudi yetkililer ve BM yetkililerinin katıldığı bir toplantıda yapıldığının söylendiğini kaydeden Callamard, toplantı sırasında Kaşıkçı cinayetiyle ilgili çalışmalarının ‘eleştirildiği ve kızgınlıkların dile getirildiğini’ belirtti.
BM Raportörü, Suudi yetkililerin, kendisinin ‘Katar’dan para aldığına dair asılsız iddialarda bulunduğunu’ da ifade etti.
‘Tehditler işimi yapmaktan alıkoymuyor’
BM yetkililerinin tepkisi üzerine bazı Suudi yetkililerin söz konusu ifadenin ciddiye alınmaması gerektiğini söylediği ancak konuk üst düzey Suudi yetkilinin tehdidini yinelediğini anlatan Callamard, tehditlerin kendisini ‘işini yapmaktan alıkoymadığını’ vurguladı.
ABD Ulusal İstihbarat Direktörlüğü’nün geçen ay yayınlanan raporunda da şu ifadeye yer verilmişti: “Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman’ın, Suudi Arabistanlı gazeteci Cemal Kaşıkçı’nın, Türkiye’nin İstanbul kentinde yakalanması ya da öldürülmesine yönelik operasyonu onayladığı sonucuna ulaştık.”