Antalya’da, eski sevgilisi F.Y.’nin park halindeki otomobilini ateşe vererek yakan, “Ölümü temiz olmayacak. Yazık etti kendine” diyen A.H.Y.’nin ilk duruşmasında tahliyesine karar verildi. A.H.Y., iki yıl önce işlediği başka suçlardan üç yıl altı ay hapis cezasına çarptırıldı.

Geçen ay, Kepez ilçesinde, belediye çalışanı A.H.Y., arkadaşı O.T. ile eski sevgilisi F.Y.’nin otomobilini ateşe verip kaçtı.
F.Y.’nin şikayeti üzerine yakalanan ikili sevk edildikleri adliyede tutuklandı. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından haklarında ‘nitelikli kasten mala zarar verme’ suçundan dört yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açılan A.H.Y ile O.T.’nin yargılanmasına önceki gün Antalya 8. Asliye Ceza Mahkemesi’nde başlandı.
Duruşmada tutuklu sanıklardan A.H.Y., F.Y.’nin, ‘kendisinin verdiği parayla alındığını’ söylediği aracın zararını karşılayacağını söyledi.
O.T. ise A.H.Y.’nin baskısıyla aracı yaktığını itiraf ederek, “Pişmanım. Zararı karşılamak istiyorum” dedi.
‘Tahliye etmeyin beni öldürecek‘
Duruşmada hazır bulunan F.Y., “Hakim bey size yalvarıyorum, bu adamı bırakmayın. İçeriden çıkarsa beni öldürecek. Can güvenliğim yok” diyerek eski sevgilisi ile suç ortağının tutuklu kalmasını istedi.
Mahkeme, bilirkişi raporunda 70 bin TL olarak belirlenen araçtaki zararın iki sanık tarafından eşit şekilde karşılanmasına karar vererek, A.H.Y ile O.T.’nin tutuksuz yargılanmak üzere tahliyesine karar verdi.
A.H.Y., iki yıl önce, işlediği, F.Y.’nin, annesi S.Y. ve erkek arkadaşı A.D.’ye karşı ‘silahla tehdit’ suçundan iki yıl altı ay, ‘konuk dokunulmazlığını ihlal’ suçundan bir yıl hapis cezasına çarptırıldı.
Kanun, mahkeme korumazsa kim koruyacak?
DHA’ya konuşan F.Y.’nin avukatı Mehmet Çalık şunları söyledi: “Suç iddianamede belirtildiği gibi mala zarar vermekten ibaret değil. Burada çevre güvenliğini tehlikeye atarak eziyet çektirme suçu var. Bu kişi hakkında müvekkilimin şikayetine dayalı birçok dosya var. Savcılık sadece ‘mala zarar verme’den dava açıyor.
İddianameye itiraz ettik. Savcılığın görevi, ‘Aile Koruma Kanunu’nu uygulamaktır. Tam tersi bizim verdiğimiz dilekçeleri görmezden geliyor. Mahkeme sırasında da söyledim: ‘Eğer bu şahıs, serbest bırakılırsa bir ay sonra müvekkilimin öldürüldüğüne dair dosya aynı mahkemeye gelecek.’ Müvekkilimi kanun, mahkeme korumazsa kim koruyacak? Bunu Türk milletine kamuoyu önünde soruyorum.”