‘Çelişki’ ve ‘çarpıklık’ sözcüklerinin anlamları son 18 yılda her harfi adeta balçığa bulaştırılarak yeniden tasarlandı ve sadece milleti değil, devleti de tüketen birer zehir örneği olarak, yaşamın tam da bağrına enjekte edildi…
Türkiye’de bir kesim AKP’nin iktidara gelmesiyle birlikte olağanüstü biçimde zengin oldu, büyük bir kesim ise asgari ücret sefaleti, emeklilere verilen sadaka zammı ve çalışanların sömürülmesi çarkında giderek yoksullaştı, açlığa- sefalete sürüklendi…
Söyler misiniz; Böylesi bir ortamda, bu ülkeyi yönetenlerin, toplumun büyük bir bölümünün esaretini arttıracak bir ‘acı reçete’den söz etmeye hakkı var mı?.. ‘Acı reçete’nin hesabını milletin değil, siyaset ve onunla zenginleşenlerin vermesi gerektiğini kanıtlamak için tek bir çarpıklığa dikkat çekmek yetiyor; ‘İhale-yandaş-rant çarkı!..’