Geçtiğimiz günlerde sistemin geleceğini tartışan eski Dünya Bankası başkanlarından Joseph Stiglitz ile Kapital adlı eseriyle tartışmalara hızlı muhalif edasıyla giriş yapan Thomas Piketty’nin görüşleri de sistemin geleceğinin olmadığını, sosyalizmin ideolojik baskısı altında kalan sistemin reforme edilmesi çabalarının zavallılığını gösteriyordu. Piketty’nin Stiglitz’in de heyecanla katıldığı sistemin reforme edilmesi önerisi özetle şöyleydi: “Çözüm demokratik bir sosyalizm, katılımcı bir sosyalizm olabilir. Bazıları ‘ilerici kapitalizm’den bahsediyor ama ben ‘katılımcı sosyalizm’i tercih ediyorum; Avrupa’nın yüzyıllardır inşa etmeye başlamış olduğunu…
Sağcı ittifak açısından cumhuriyet yerine köktendinciliği egemen kılmakta zorlanmak ve fikren iktidar olunamadığını dile getirmek gibi önemli sıkıntılar da, hikâyenin beklenen mutlu sonla bitmesinin önünde engel. Muhalefetin meşruiyetçi, zeminin nereye doğru kaydığını görmezden gelen tutumuna rağmen iktidar zor durumda; Kemal Can’ın dediği gibi iktidar muhalefet karşısında değil, gerçekler karşısında kaybediyor. Ama devreye etkili tutarlı bir muhalif itiraz, -ki seçenekleri çokçadır- girmedikçe, gerçekler iktidar değişikliği için yeterli olmayacaktır.