Dünyanın gözü Irak ve Suriye’de IŞİD’e karşı düzenlenen operasyondayken, Türkiye üzerindeki baskı da artıyor. İngiliz gazetesi The Independent, bugünkü başyazısında Türkiye’ye IŞİD karşıtı harekata açıkça katılma çağrısı yaptı.
Başyazıda, 49 rehinenin serbest kalması sonrası Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın elinin rahatladığı belirtildi ve örgütün Türkiye’de de saldırı düzenleyebileceği riskine rağmen, ”IŞİD karşıtı mücadeleye desteğin vakti geldi” denildi.
Başyazının tam metni şöyle:
‘Sadece Amerikan saldırıları yetmez’

Türkiye Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın, IŞİD’e karşı Amerikan liderliğindeki saldırılara ‘hem askeri, hem siyasi’ destek vermeyi gözden geçirdiği belirtiliyor. Eğer Türkiye bu desteği verirse, bu cihatçı örgütü yenilgiye uğratma ihtimali çok büyük ölçüde artacaktır. Zira bu yenilgi, sadece Amerikan hava saldırılarıyla mümkün değil.
‘Her tür muhalife sığınak sağladı’
Türkiye’nin Batı-Arap ittifakına katılmakta şu ana kadar isteksiz olmasını anlamak kolay ve Türkiye hükümetini de, aşırılıkçıların gizli bir sempatizanıymış gibi göstermek, çirkin bir yanlış yorum olur. 6 bin mil uzaktaki Amerika’nın ve hava saldırılarına katılan Körfez ülkelereinin aksine, Türkiye’nin şu an Suriye ve Irak’ta IŞİD’in kontrolü altında bulunan geniş bir bölgeye kilometrelerce uzunlukta geçişken bir sınırı var.
Dahası, Suriye’deki iç savaşın en başından bu yana nedeniyle Esad rejimine duyduğu düşmanlık nedeniyle, Ankara 2011’den bu yana bu rejimin her tür muhalifine yardım ve sığınak sağladı. Bu kişiler arasında kaçınılmaz olarak, IŞİD destekçilerinin de yer aldığı bir milyondan fazla sığınmacı var.
‘Türkiye katılırsa kanlı saldırı riski artar’
Bunun sonucunda, IŞİD’in Türkiye içinde fiili bir varlığı bulunuyor. Eğer Erdoğan NATO’nun ikinci büyük ordusunu cihatçıların üzerine salarsa, bu durum askeri dengeleri kesin bir biçimde değiştirecektir. Fakat bu, Türkiye’nin kentlerinde kanlı terörist misilleme riskini de açıkça beraberinde getirecektir.
IŞİD Ankara’daki laik rejimi devirmek istiyor
Bununla birlikte, Türkiye’nin çıkarları açıkça IŞİD’in ortadan kaldırılmasından yana. Hiçbir ülke, sınırsız bir vahşete yol açan, Ankara’daki gibi laik rejimleri devirmek isteyen ve ideolojisi Türkiye halkının büyük çoğunluğunda nefret uyandıran bir örgütle komşu olarak rahat edemez.
IŞİD’in haziran ayında Irak’ın Musul kentini ele geçirdikten sonra kaçırdığı 49 rehineyi, muhtemelen bir ‘esir takası’yla serbest bırakmasının ardından, Erdoğan’ın eli artık daha özgür. Şimdi Erdoğan’ın, sadece Türkiye’yi değil bütün bölgeyi tehdit eden IŞİD’e karşı mücadeleye destek verme zamanı geldi.