Hatırlayın, Cumhurbaşkanı Erdoğan, TÜSİAD Yüksek İstişare Kurulu toplantısında konuştu. Ülkenin en iri kıyım işadamlarının hazır bulunduğu toplantının sonunda, kurulduğundan beri sindirim güçlüğü çekmemiş bu yiğitler “Ay bizi ne güzel fırçaladın” dercesine ayağa kalkıp Cumhurbaşkanı’nı alkışladılar. Biri hariç: Cem Boyner.
TÜSİAD’daki o toplantıdan altı gün sonra AKP’nin İstanbul Milletvekili ve daha önce Of Belediye Başkanlığı yaptığından, engin ve zengin deneyimlerinden yararlanmak amacıyla AKP’nin yerel yönetimler başkan yardımcılığına getirilmiş Oktay Saral, Anadolu Ajansı muhabirini almış karşısına yağmış gürlemiş.
… Koskoca, üstelik ülkenin en varsıl insanlarının, kendilerine, dudağının kenarına küçümseyici bir gülücük yerleştirip fırça atan, ne yapmaları, nasıl davranmaları, ne düşünmeleri, olup biteni nasıl değerlendirmeleri gerektiği üstüne onlara siyasal iktidarın iplerini elinde tutmanın verdiği güçle kasım kasım kasılarak akıl veren birini ayağa kalkıp alkışlamaları mı onurlu bir davranıştır, yoksa protestosunu en uygar biçimde dile getirip ayağa kalkmamak mı?
Siyasal görüşlerimiz, ideolojik tercihlerimiz (= dünya görüşlerimiz) elbette örtüşmüyor. Ama benim tanıdığım, hatta epey iyi tanıdığım Cem Boyner’in onurlu biri olduğuna hiç kuşkum yok ve bunu belirtmek de boynumun borcudur. Kimse kalkıp, “Ama o cumhurbaşkanıdır, devletin başıdır” diye laf ebeliği yapmasın.