Yasalar önünde ırkçılıkla mücadelede de önemli yol alınmış olsa da Amerikalı siyahların tarihsel hafızasındaki ‘travma’ varlığını korumakta, ekonomik ve sosyal eşitsizlik devam etmektedir. Toplumsal ve kişisel haksızlığa uğramışlık duygusu varlığını korumaktadır. Haliyle, tepki bir anlamda tehdit altında bulunma duygusundan kurtulmak için değişimi teşvik eden bir girişim olarak görülmektedir.
Söz konusu sosyal hareketlerin, tıpkı koronavirüs gibi bulaşıcı olduğu bir gerçek. Özellikle de salgının ekonomik, sosyal ve psikolojik etkilerini derinden hissettiğimiz bir dönemde. ABD, kapasitesi, kurumları, tarihsel tecrübeleri ve korkularıyla süreci yönetebilir ve maliyeti karşılayabilir. Ancak dikkatlerimizi ‘nasıl perişan olacak’tan çok, ‘nasıl ders alırız’a vermemiz daha akıllıca olabilir.