abii bu yasak ve sınırlamalar, sanki vatandaşı gözetme amaçlıymış gibi, adım başı kontrollerle ve her gün yenileri eklenip eskileri değiştirilerek sürdürülmektedir.
Evet koronavirüs (Covid-19) gibi son derece tehlikeli, çok kolay yayılan bir salgınla karşı karşıyayız. Bunda elbette izolasyon, maske takma zorunluluğu, ‘Evde kalma’, ‘fiziki mesafe’, ‘hijyen’, ‘karantina’…gibi sosyal yaşamı sınırlayan, gerek tıp bilimi gerekse salgınlara karşı mücadelenin birikiminin gerektirdiği sınırlamalar ve yasaklar olacaktır. Ancak bunların sadece yasak olması değil virüse karışı mücadelede ‘Sonuç alıcı’ olması, bunun gerektirdiği ‘Kapsayıcılıkta’ olması da gerekir. Örneğin “Herkes evde kalsın”, “Hayat eve sığar” derken milyonlarca işçi hiç de ciddi önlemler alınmadan fabrikalarda çalışmaya zorlanıyorsa, üstelik bu da
‘Kâr-zarar hesabı’ üstünden yapılıyorsa, elbette ki her aklı başında vatandaş, “Bu nasıl yasak” diye düşünüp, yasakların sadece virüsle mücadele ile ilgili olduğundan şüphe duyacaktır.