İstanbul Teknik Üniversitesi Meteoroloji Mühendisi ve Afet Yönetim Uzmanı Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu, Marmara Denizi’nde yaklaşık 174 kilometre uzunluğundaki kırılmamış fayın kırılması halinde ‘şiddeti 7.5’in üzerinde deprem olacağını’ söyledi. Kadıoğlu, böyle bir depremin Almanya’dan bile duyulabileceğini öne sürdü.

Kadıoğlu, Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi’nde ‘Afet Affetmez’ konulu konferansa katıldı. Marmara Denizi’nin içinde bir fay yattığını belirten Prof. Dr. Kadıoğlu şunları söyledi: “Yaklaşık 174 kilometre bir uçtan Şarköy’e kadar kırılmamış bir fay var. Böyle burada aslanlar gibi yatıyor. Şu parçası 1776’da kırılmış. Şu parçası 1509’da kırılmış. Bu 1902’de bu da 1999’da kırılmış. Bu fay her an kırılmayı bekliyor. Aslında var ya İstanbul’da şanslıyız. İstanbul’da fay denizden geçiyor. Bu bir şans. Arkadaşlar bu fayla ilgili dört tane senaryo var. Bu fay nasıl kırılacak? Küçük bir parçası mı kırılacak? Şurası mı, burası mı yoksa hepsi birden mi kırılacak? Afet yönetimine biz pek fayla kafa yormayız. Afet yönetiminde en kötü senaryo nedir? En kötü senaryo alınır ve ona göre hazırlık yapılır. Bu fay kırılırsa 7.5’in üzerinde bir deprem olacak. Bunun bir ucu da size dokunuyor. Bu eskiden olduğu zaman Mısır’dan bile duyulmuş 1509 depremi. Yani bu Almanya’dan bile duyulacak diye bekleniyor.”
‘Kurtarma ekibindekiler de depremzede olacak’
Kadıoğlu, deprem tatbikatlarını da eleştirdi: “Deprem anında insanlar travma geçirdiği için ne yapacağını bilemiyor. O yüzden insanlar donup kalıyor. İnsanların yarısı da şuursuzca kaçışmaya başlıyor. Şimdi gel burada tatbikat yapalım desem kaç kişi yapar. İşte problem bu tatbikatta. ‘Ay hocam mini etek giyiyorum burada yatamam.‘ Öbürü takım elbise ile gelmiş oda yatmıyor. E sizi deprem eşofmanla mı yakalayacak? Tatbikat yapıyorlar. Rahat olun bu bir tatbikat işinize bakın diyorlar. Böyle tatbikat mı olur?”
Kadıoğlu, deprem olduğu zaman büyük yanılgılar yaşandığına dikkat çekerek şöyle konuştu: “Şimdi en büyük yanılgı; deprem olduğu zaman ‘Kırmızı tulumlu adamlar gelecek anında bizi kurtaracak.‘ İstanbul’da bir deprem olduğu zaman, bu kırmızı tulumlu adamlar, polisler, itfaiye, ambulans hepsi afetzede olacak. Bunların yakınları da afetzede olacak. Yani böyle olmayacak. Bu bir illüzyon. Şimdi arkadaşlar bir gerçek risk var. Bir de bizim algıladığımız risk var. Aradaki fark çok önemli bizim o farkı küçültmemiz lazım.”