Esed ve Baasçılar’ın gösterdiği siyasi ve askeri dayanıklılık, Türkiye’nin ‘rejim değiştirici’ role soyunmasına, çok yanlış kararlara ve bölgede ilk başlarda ‘yumuşak güç kullanımı’ üzerine kurgulanmış olan ‘sıfır sorunlu komşuluk’ siyasetinin sonunun gelmesine yol açtı.
Kimse kendisini kandırmasın. Ankara, Şam’ın başta İsrail olmak üzere her güçlü başkentte korku-saygı karışımı bir hissiyatla bakılan ‘karanlık ve çetrefil’ devlet aklını kendi kibri nedeniyle küçümsedi. O zalim ‘ortak akıl’, maalesef şimdi galebe çalıyor ve kötü bedeller ödetmenin taşlarını bir bir döşüyor.
Şundan kuşkunuz olmasın: Türkiye’nin istikrarı ve güvenilirliğiyle ilgili pek çok şey, Erdoğan-Davutoğlu ‘ekibinin’ yanlış Suriye siyasetinden akılcı bir yöne çark etme maharetini gösterip göstermeyeceğine bağlı.