Baro başkanları, olağanüstü genel kurulu çağrısını yerine getirmeyen Türkiye Barolar Birliği’ni (TBB) kanunlara uymamakla suçladı.

Bianet’ten Ruken Tuncel’e konuşan Şanlıurfa, Antalya, Ankara, İstanbul, Mersin, Bursa, Aydın ve Van baro başkanları, TBB Başkanı Metin Feyzioğlu’nun ‘Avukatlık Kanunu’na uymadığını ifade ederken, Feyzioğlu’nun söylemleriyle çağrı yapan baroları ‘hedef gösterdiğini ve kamuoyunu manipüle ettiğini’ savundu.
Çağrı reddedildi
İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, Diyarbakır, Adana, Antalya, Aydın, Van ve Şanlıurfa baroları olmak üzere 10 baro TBB’ye çağrı yapmış, Avukatlık Kanunu’nda belirtilen şartlara göre olağanüstü genel kurulun toplanması gerektiği belirtilmişti. Çağrı önce ‘şekil şartı’ gerekçe gösterilerek değerlendirmeye alınmamış, daha sonra şekil şartı sağlanmasına rağmen yönetim kurulu tarafından reddedilmişti.
Baroların çağrı kararı almasında gerekçe olarak, Feyzioğlu’nun Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ndeki adli yıl açılış törenine katılması ve yargı reformu paketinin etkin bir paket olmadığının düşünülmesi gösterilmişti.
‘Karar keyfi’
Sekiz baro başkanı, kanuna göre, TBB’nin seçimsiz de olsa olağanüstü genel kurulu toplaması gerektiğini belirtirken, çağrının Avukat Kanunu’na göre ’emredici’ bir hüküm olduğunun altını çizdi. Başkanlar TBB yönetim kurulu kararını ‘keyfi’ olarak değerlendirdi.
‘Görevi kötüye kullanma’
Ankara Barosu Başkanı Erinç Sağkan, TBB yönetim kurulu kararının Türk Ceza Kanunu’nun 257’nci maddesinde tanımlanan ‘görevi kötüye kullanma suçu’nun unsurlarını taşıdığını dile getirdi.
‘Feyzioğlu hedef gösteriyor’
Şanlıurfa Barosu Başkanı Abdullah Öncel ise TBB Başkanı Feyzioğlu’nun ‘Van, Tunceli, Şanlıurfa ve Diyarbakır barolarının çağrısının TBB’nin Barış Pınarı Harekatı’na verdiği destekten kaynaklandığını’ söylediğini fakat bunun doğru olmadığını ifade etti.
Öncel, çağrının henüz operasyon yokken gündemde olduğunu, Feyzioğlu’nun ‘dört baroyu hedef gösterdiğini ve aynı zamanda İstanbul, İzmir, Bursa, Ankara, Adana, Antalya, Mersin ve Aydın barolarını zor durumda bırakmaya çalıştığını’ öne sürdü.