İstanbul’un Avcılar ilçesinde Mehmetçik İlkokulu’nun bahçesinde servis aracının çarptığı çocuk hayatını kaybetti.

Şoför Hüseyin Y. manevra yaptığı sırada sekiz yaşındaki 2’nci sınıf öğrencisi Eylül Mirzaoğlu’na çarptı. Çarpmanın etkisiyle aracın altında kalan öğrenci ağır yaralandı. Öğrenci sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından ambulansla hastaneye kaldırıldı ancak tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı.
Okula gelen polis ekipleri okulun bahçesinde güvenlik önlemi alarak inceleme başlattı. Servis şoförü gözaltına alınırken, kaza nedeniyle okulda eğitime bir gün ara verildi.
Şoförün ifadesi: Çocuğu görmedim; okul yöneticileri ve şirket yetkilileri girmemiz gereken alanı göstermedi
Öte yandan, gözaltına alınan sürücünün polise verdiği ifadesi ortaya çıktı. Buna göre servis şoförü Hüseyin Y. ifadesinde, olayı şöyle anlattı: “Şirkette şoförlük yapmaktayım. Şirketin anlaşmalı olduğu Avcılar Mustafa Kemal Paşa Mahallesi’nde bulunan Mehmetçik İlkokulu’nda 2019 yılı eğitim ve öğretim yılı başlangıcından itibaren servis şoförlüğünü yapmaktayım. Kullanmakta olduğum 34 LOC 252 plakalı aracımla her zamanki gibi saat 12.30 sıralarında okulun bahçesine araç girişinden giriş yaptım. Araç içerisinde bulunan öğlenci öğrencileri okulun içerisine bırakacaktım. Servis için ayrılan bölüme geri geri manevra yapmam gerekiyordu. Aracımla rampadan çıktıktan sonra sağa doğru manevra aldım.”

O sırada aracını yavaş sürdüğünü belirten Hüseyin Y. ifadesine şöyle devam etti: “Birinci viteste rölantide giderken bir anda aracın arka kısmında hosteslik yapan Serap Gümüşalan’ın ‘çocuk çocuk’ diye bağırdığını duydum. O esnada da aracın bir şeyin üzerinden geçtiğini hissettim. Hemen frene bastım ve aracımı durdurup istop ettim. Çevrede bulunan veliler aracın bulunduğu yere koştular. Ben sonrasında şoka girdim. Orada bulunan birisi beni bir dükkanın içerisine oturttu. Olaydan sonra gelen polis ekipleri beni polis merkezine getirdiler. Ben her günkü gibi aracımla manevra yaparak geri geri alanıma girmek istedim. Bana ne okul yöneticisi ne de şirket yetkililerim okulda durmamız ve girmemiz gereken alanı krokili bir şekilde göstermedi. Okul yöneticisi aracımla girdikten sonra geri geri tekrar okuldan çıkacağımı belirtmedi. Okul ile servis şirketi arasında yapılan sözleşmenin içeriğini bilmiyordum. Serap ‘çocuk çocuk’ diye bağırana kadar önümde çocuk olduğunu görmemiştim. Olaydan dolayı üzgünüm. Yaşanmasını istemezdim. Diyeceklerim bundan ibarettir.”