İngiliz gazetesi Financial Times, Başbakan Tayyip Erdoğan’ın kendisini ‘iyi yürekli bir hükümdar, 77 milyonluk halkını tebası gibi gördüğünü’ yazdı. Gazetenin başyazısında ‘Erdoğan’ın 11 yıllık iktidarının paradoksu’na şu ifadeyle dikkat çekildi: ‘Türkiye aynı anda hem daha fazla müreffeh hem da daha az özgür.’

Yazıda şu görüşlere yer verildi:
Seçim sonuçları, Erdoğan’ın yeni gücünü demokratik ilkeleri el üstünde tutmak, hukuk devletini hakim kılmak, ekonomiyi zorlu bir dönemde rekabetçi biçimde yönlendirmek ve mümkünse Türkiye’nin uluslararası müttefikleri ve komşularıyla ilişkilerini iyileştirmek için kullanacağının güvencesi sayılamaz pek.
Erdoğan’ın hükmü uzadıkça idare biçimi daha da gayriliberalleşti. Kendisini iyi yürekli bir hükümdar, 77 milyonluk halkını da çağdaş bir demokrasinin yurttaşları olarak değil, tebası gibi görüyor.
Hem daha fazla müreffeh hem daha az özgür

Erdoğan’ın 11 yıllık iktidarının paradoksu şu: Türkiye aynı anda hem daha fazla müreffeh hem daha az özgür.
Erdoğan Türklerin kafasında soru işareti bırakmadı: Başkan olarak kapsamlı yürütme gücü kullanacak. Gelgelelim bu niyetine meşruiyet kazandırmak için yapması gereken anayasal değişiklikleri geçirecek meclis çoğunluğu yok. Haziran 2015’teki seçimlerde bu çoğunluğu elde edeceği de kesin değil.
Anayasal temelden yoksun bir yönetimden sakınmalı

Durum buyken Erdoğan’ın Türkiye’yi anayasal temelden yoksun biçimde yönetmekten sakınmasında yarar var. Bunu şimdi bile gösterebilir, başbakan olarak kendisiyle uyum içinde çalışacak bir AKP kuklasını değil, güçlü birinin aday gösterilmesini teşvik ederek.
Bugünlerde Erdoğan’ın krize tahammülü yok. Ne var ki eğer bütün Türklerin cumhurbaşkanı olacaksa diğer seçmenlere de duyarlılık göstermeli. Özellikle de dindar muhafazakarların değil, ifade özgürlüğü ve hukukun üstünlüğünü savunan kıyılarda yaşayanlara.
Ekonomi ve jeopolitik risklere dikkat

Erdoğan, yavaşlayan ekonomiye ve Irak, Suriye ve diğer ülkelerdeki jeopolitik risklere de dikkat kesilmeli. Yabancı yatırımcılar ve yerli şirketler, güya Türkiye’ye kumpas kuran sözde faiz lobisine saldırmak gibi kapris kokan müdahalelerden hazzetmez. Aynı çevreler, ABD ve AB ile daha sıcak bir ortam ister.
Erdoğan seçmenlerden sağlam bir yetki aldı. Kendisine düşen sorumluluk, bu belirsizlik döneminde bu yetkiyi soğukkanlı biçimde kullanmak.