Etyen Mahçupyan: AKP, cumhuriyet tarihinin en başarılı siyasi hareketi

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

 

Cumhuriyet tarihinin en başarılı siyasi hareketinin AKP olduğu su götürmez bir gerçek. Çeperden gelerek merkeze talip olurken merkezin askeri ve yargısal engellemelerine maruz kalan, İslami duyarlılığı nedeniyle Batı’nın ikircikli yaklaştığı, Ortadoğu’daki gelişmeler sonucu giderek yalnızlaşan, ancak bütün bu olumsuz koşullara karşın sosyoekonomik alanda ve özgürlüklerde sıçrama yaratan, Kürt meselesinde çözümü arayıp yakalayan bir iktidar çizgisi bu…

Dolayısıyla giderek genişleyen bir sosyokültürel orta sınıf tarafından destekleniyor ve her seçimde daha yüksek bir oy potansiyeline sahip oluyor. Rakiplerinin toplumu okuma yetersizliği ve statükocu nitelikleri AKP’lileri rahatlatıyor ve başarılı olduklarını bir ‘doğal kabul’ haline getiriyor. Ne var ki eğer bu parti sadece bir ‘geçiş siyaseti’ olmak istemiyorsa kendisine daha kritik gözle bakmak zorunda. Çünkü geleceği inşa etmek, yanlışlığı apaçık olan bir geçmişi bitirmekten daha ‘ince’ bir siyaseti gerektiriyor.

Amaç yeniyi inşa etmek ise, başarı sadece seçim kazanmak, hizmet üretmek ve söz konusu hizmet zemini üzerinde bir toplumsal destek tabanı oluşturmaktan ibaret olarak tanımlanamaz. Eskinin cemaatçi birey ve toplum anlayışından sıyrılmak, çoğulculuğu kuşatan ve değişim dinamiğine sahip çıkan bir toplumsallaşma üretmek gerek.

Bunun ne denli radikal bir dönüşüm olduğunu ancak hayal edebiliriz, çünkü geçmişimizde böyle bir tecrübe yok. Doğrunun kimsenin tekelinde olmadığı, ortak doğruyu üretmeye mahkûm olduğumuz ve bunun üreteceği farklılaşma ve melezleşmelere razı geldiğimiz, hatta bundan memnuniyet duyduğumuz bir sosyalleşme… AKP bunu becerebilirse bu toprakların tarihine bir ‘devrimci’ hareket olarak geçecek. Eski sisteme dönüşün nihai olarak imkân dışı kılınması da ancak böyle olacak.

Etyen Mahçupyan’ın yazısı