Biz dedektif değil gazeteciyiz. Ancak bugün tutuklanan, özellikle şef düzeyindeki polislerin yakın dönemde pek çok önemli davada kirli roller üstlendiklerini söyleyebilecek bilgiye sahibiz. Hrant Dink cinayetinden, neredeyse dosyasını ezbere bildiğim Ahmet Şık – Nedim Şener davalarına kadar pek çok davada bu polisler adeta fezleke değil iddianame yazacak kadar gözü kara etkinliklere girdiler. Keza Ergenekon, Balyoz gibi davalarda kuruların yanına yaşları da katarak “AKP – Cemaat koalisyonunun intikam operasyonu”na dönüştürülmesinde bu polis şeflerinin belirleyici katkıları tartışılmaz.
Kısacası Tayyip Erdoğan bir zamanlar bağrına bastığı, baş tacı ettiği, madalyalarla ödüllendirdiği, ateşteki kestaneleri çıkarttırdığı polislerini bugün hoyratça tasfiye ediyor. Bu polislerin hukukun ırzına geçilmeden, yargının kirli siyasal hesaplara alet edilmeden yargılanmasını savunmak bir demokratlık ödevidir.
Tamam. Ama onları kahraman olarak göklere çıkarmak, Erdoğan’a karşı muhalefetin malzemesi olarak kullanmak da siyasal bir aymazlıktır. Bize düşen, çeteler savaşında çetelerden birinin değil, sadece hukukun ve demokrasinin yanında saf tutmak olsa gerek.