Hasan Cemal: Erdoğan, Menderes, Demirel ve Özal'ın yapamadığını yapmak istiyor

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

 

Güzel bir kitap: ‘Cumhuriyetin Demokrasiye İmtihanı’…

Baştan sona dikkatle okudum. Demokrasi konusunda geçmişten bugüne yapılmış en temel yanlışlardan biri şu: Demokrasiyi seçim sandığından ibaret görmek! Bir başka deyişle: Seçim sandığından çıkan çoğunluğun her şey olduğunu sanmak. Veyahut: Çoğunlukçuluk eşittir demokrasi!,

Demokrasiye ilişkin bu temel yanlış, çok partili demokrasiye ilk adımların atıldığı 1946 genel seçimlerinden bu yana başımızdan hiç eksik olmadı. Menderes de bu hataya düştü. Demirel de, Özal da düştü. Aynı geleneği bugün Erdoğan da sürdürüyor. Üstelik Erdoğan bu bakımdan daha da acımasız bir çizgide. Çünkü, Menderes-Demirel-Özal üçlüsünün bir zamanlar hakim olamadıkları yargı da bugün Erdoğan’ın avucunun içinde gibi.

Yasama zaten ‘lider sultası’nın geçerli olduğu bu ülkede genellikle her zaman ‘yürütme’nin hakimiyeti altında olmuştur. Bu durum, güçlü tek parti iktidarından dolayı Tayyip Erdoğan döneminde daha belirginleşti. Erdoğan öncesi dönemde böyle değildi. Farklı güç odakları vardı. Asker… Yargı… Ya da ikisinin toplamı olarak:

Bürokratik oligarşi… Çankaya, yani Cumhurbaşkanlığı… Üniversite… Menderes’ti, Demirel’di, Özal’dı, hiçbiri en güçlü zamanlarında bile bu güç odaklarının tümüne birden hükmedecek güce erişemediler. Erdoğan ise bu güce gitgide erişiyor.
Gidiş o gidiş.

Hasan Cemal’in yazısı