Tam da bu yüzden biz gazeteciler de önemli bir sınavla karşı karşıyayız. Ergenekon davasında birçoğumuzun düştüğü hatalardan ders almalıyız. Askerî vesayet çökertiliyor diye Balyoz ve Ergenekon sanıklarının tüm itirazlarına kulak tıkamamış mıydık? Gerçek neydi peki? Karşı saftaki meslektaşlarımızın iddia ettikleri gibi davaların tümüyle düzmece olduğu mu? Hayır.
2007 yılına kadar askerler arasında darbe yapmak için yanıp tutuşanlardan geçilmiyordu. Bu kez ideolojik dürtülerimizi bir kenara itip mümkün olduğu kadar gerçeklere odaklanmamız lazım. Delilleri, iddianameleri titizlikle inceleyip, her iki tarafa kulak vermemiz, birer Sedat Ergin kesilmemiz lazım.