İranlı gazeteci: Zencani'nin Türkiye bağlantıları Sarraf'tan çok daha derin

 

17 Aralık yolsuzluk soruşturmasının kilit ismi işadamı Rıza Sarraf’ın ‘reis’i olarak bilinen İranlı Babek Zencani’yi yakından tanıyan gazeteci Rıza Zendi, “Zencani, Türkiye’de Sarraf’tan çok daha derin bağlantılara sahip” dedi.

Zaman’dan Doğan Ertuğrul’a konuşan Zendi, “Sarraf Türkiye’de medyatik bir isim. Bu nedenle Zencani onun bağlantılarını da kullanmış olabilir. (…) Şöyle düşünün, Sarraf beş yıldır Türkiye’de ve hükümetten bu kadar isimle yakın ilişki kurdu. Zencani ise en az 15 yıldır Türkiye ile iş yapıyor” dedi.

 İran Ticaret, Sanayi ve Petrol Odası Başkanı: Sarraf’ın rüşvet vermesine şaşırmadık, korunduğunu biliyorduk

Zendi, Zencani’nin bağlantılarının ortaya çıkarılması için ona kredi ayarlayan banka yöneticisinin veya uzun yıllar deri ticareti yaptığı işadamının bulunması gerektiğini belirtti.

Rıza Sarraf, 'Reis'i olduğu iddia edilen ve halen İran'da tutuklu bulunan işadamı Babek Zencani'yle arkadaş da ortak da olmadığını savunmuştu.
Rıza Sarraf, halen İran’da tutuklu bulunan işadamı Zencani’yle ortak olmadığını savunmuştu.

“Türkiye’den gelip ‘Zencani’nin borcunu ödeyelim’ dediler”

Zaman’ın haberinde, Zencani’nin Türkiyeli yetkililerle yakın ilişki kurduğunun bir diğer göstergesi olarak da İran Başsavcısı ve Yargı Erki Sözcüsü Muhsin Ejei’nin ‘Türkiye’den bazı işadamlarının Zencani’nin borcunu ödemek istemesi‘ iddiasına işaret edildi.

AKP hükümeti Sarraf’ı İran’dan da sakınıyor

Ejei, İran’ın Dunya-e Ektisad gazetesine yansıyan demecinde şu ifadeleri kullandı: “Zencani’nin şirketlerinin bulunduğu ülkelerden -Türkiye gibi- bazı isimler ve işadamları geldi, Zencani’nin borcunu ödemeyi teklif etti. Biz hangi nedenle borcu ödemeye razı olduklarını sorunca, bir daha görünmediler.

İran’a 2 milyar avronun üzerinde borcu bulunan Babek Zencani, ‘yolsuzluk ve evrakta sahtecilik‘ yaparak devleti dolandırma suçlamasıyla 30 Aralık’ta tutuklanarak cezaevine konulmuştu.

‘İran’la petrol ticaretinden gelen para Türkiye devletinin kasasına değil, resmi yetkililerin cebine gitti’