76 polis Selam Tevhid Örgütü kapsamında casusluk ve suç örgütü üyeliği isnadıyla gözaltına alındı. İstihbarat Şubesi’nden 39 emniyet mensubu ise “yasa dışı dinleme” yaptıkları iddiasıyla karşı karşıya.
39 polisi ilgilendiren yasadışı dinlemelerin ne olduğu tam olarak bilinmiyor ama Selam Tevhid Örgütü çok tartışıldı. Güler misiniz, ağlar mısınız?.. Esasında bu dosya, Türkiye’deki İran’la bağlantılı casusları hedef alıyordu. Devrim Muhafızları Ordusu, Türkiye’de bazı isimlere çengel atmış, onlarla işbirliğine girişmişti. İçinde çok ciddi iddialar ve devletin üst kademelerine kadar uzanan isimler mevcuttu. Bu dosya, Savcı İrfan Fidan tarafından takipsizlik verilmek suretiyle kapatıldı. Mahkemeye intikal ettirilmedi. Eşzamanlı olarak, Türkiye’deki İran casuslarının izini süren polisler, casusluktan gözaltına alındı.
Önce Sulh Ceza Hâkimlikleri ihdas edildi. Sonra buralara iktidara yakın kişiler getirildi. Tutuklama, gözaltı, arama kararlarını Sulh Ceza Hâkimlerinin vermesi ve itirazın da Asliye Ceza veya Ağır Ceza’ya değil, sadece bir üst Sulh Ceza Hâkimi’ne yapılabilmesi yasalaştırıldı. Kamuoyunda algı yaratmak amacıyla, iktidara yakın medya, “7 Bin kişi dinlendi” iddiasını ortaya attı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Hadi Salihoğlu, dolaylı dinlemeleri de hesaba katarak rakamı 2 bin 280 olarak açıkladı. Sonunda gerçek anlaşıldı. Başsavcı Salihoğlu, sadece 251 kişinin hedef isim olarak dinlendiğini itiraf etti. Türkiye’de bu dosya kapatıldı ve vazifesini ifa eden polisler “casusluk” ile itham edildi.