İstanbul Okmeydanı Cemevi’nde cenaze için beklediği sırada polis ateşi sonucunda yaşamını yitiren Uğur Kurt’un soruşturmasında skandalların arkası kesilmiyor.
Bu kez de soruşturmayı yürüten Savcı Hasan Yılmaz’ın şüpheli polis S.K hakkında yargılanma izni istemek için Valiliğe gönderdiği yazıda, daha çok polis şiddeti kurbanları için atfıta bulunulan Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) ‘yaşam hakkını ihlali’ başlıklı ikinci maddesini S.K. yararına yorumladığı ortaya çıktı. Yazıda ayrıca, ‘meşru müdafaa’ halini düzenleyen Türk Ceza Kanunu’nun 25’nci maddesine göre şüphelinin ‘suçsuz görüldüğü‘ belirtildi.
Radikal’den İsmail Saymaz’ın haberine göre, 30 Mayıs’ta İstanbul Valiliği’ne yazı gönderen Savcı Yılmaz, “AİHS’in ikinci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer alan ‘meşru müdafaa durumunda kuvvete başvurmanın kesin zorunluluk haline gelmesi sonucunda öldürmenin hukuka uygun olduğunu düzenleyen hükmünü” gerekçe olarak gösterdi.

‘Faile ceza verilemez’ deniliyor
Yılmaz, meşru müdafaa iddiasına bir dayanak olarak da TCK’nın 25’inci maddesini gösterdi. Bu maddede “Gerek kendisine ve gerek başkasına ait bir hakka yönelmiş, gerçekleşen, gerçekleşmesi veya tekrarı muhakkak olan haksız bir saldırıyı o anda hâl ve koşullara göre saldırıyla orantılı biçimde defetmek zorunluluğuyla işlenen fiillerden dolayı faile ceza verilmez” deniliyor.
S.K.’nın kamera kayıtlarında ateş ettiği açıkça görülmesine rağmen Savcı Yılmaz, şüpheli polis hakkında ‘kasten adam öldürme‘ suçundan değil, ‘taksirle ölüme sebebiyet vermekten’ soruşturma açmıştı. Uğur Kurt’un vurulduğu sırada Cemevi’ni gören kameranın arızalı olduğu söylenmişti.