Dolayısıyla bunu, yani popüler kültürle ‘raks’ı, yapmak değil yapmamak yanlış. Gençlik, canlılık, dinamizm havasını, algısını, duygusunu veremezseniz işiniz zor. Bu, cumhurbaşkanlığı adaylık kampanyası sürecinde de böyle. Ve korkarım bu bağlamda da Ekmeleddin Hoca’nın kampanyası ciddi bir zafiyet arz etmekte. Karşımızda hayli sönük, statik, cansız, renksiz, ‘resmî’, ‘pop’ değil ‘elit’ havalı, genç değil yaşlı ruhlu bir kampanya var. Bu izlenimin bir an önce kırılması lâzım. Yoksa zor dostum zor!..
Peki ya Demirtaş cephesi?.. Orada durum farklı. AKP ve Erdoğan ne kadar ünlülere abanırsa abansın, ‘popüler kültür’le daha bağdaşık kampanya Demirtaş’ın çevresinde dönüyor. Kardeş Türküler’in muzip şarkısı kılavuzluğunda şen-şakrak yol alınmakta. Muhtemelen önümüzdeki günlerde daha da renklenecek ve şöhret tarlamızdan nice nitelikli karakter, popüler kültürün bu ‘gerçek’ mecrasına, ‘özgürlükçü laiklik’ savunucusu genç cumhurbaşkanı adayının menziline girecektir.