Risalelerin basımının engellenmesi basit bir olay değildir.
Bu iş öncelikle ilga edilmesi gereken Diyanet İşleri Başkanlığı ve dünyanın en lüzumsuz bakanlığı olan Kültür Bakanlığı’nı çok aşan boyutlara sahiptir.
Ben projenin aslında Risaleler üzerinden Nurcu hareketin ve sonunda Türkiye İslamı’nın devletleştirilme projesi olduğunu düşünüyorum.
Nitekim yasanın arkasında duran AK Partili Süreyya Sadi Bilgiç, düzenlemenin sadece Risalelerle ilgili olmayıp onu da kapsadığını söylemektedir.
Bu hakikaten 1930’lar Türkiye’sinin başaramadığını bu sefer “dindarlar eli”yle başarması olacaktır.
Kim bu aklı hükümete veriyorsa büyük hata ediyor. Müslümanlar arasında kin ve husumetin ekilmesine, ümmetin bölünmesine ve dini hayatın devletleştirilmesine çalışıyor. Yazık ediyor, günaha giriyor.
Devletin resmi din, resmi mezhep, resmi İslami fırka görüşü, resmi veya yarı resmi cemaati olmamalı.