Adana’da dur ihtarına uyulmadığı gerekçesiyle açtığı ateşle Ahmed Yıldırım’ın felç kalmasına neden olan polis memuru 46 yaşındaki Suat Bayrakçı 7 bin 500 lira para cezasına çarptırıldı. Yıldırım ailesi, daha önce aldığı hapis cezaları Yargıtay tarafından iki kez bozulan Bayrakçı’ya verilen para cezasına isyan etti.
Dur ihtarına uymadığı gerekçesiyle sırtından vuruldu
Merkez Seyhan ilçesi Onur mahallesinde 9 Kasım 2008’de meydana gelen olayda, meslektaşı Suat Bayrakçı ile birlikte iki gün önce çalınan motosikletini arayan polis memuru M.Y., üç genci motosikletin üzerinde hareket halinde gördü. İddiaya göre Bayrakçı, ‘dur’ ihtarına karşın kaçmaya devam eden gençlere ateş açtı.
Kurşunlardan biri sırtına isabet eden 14 yaşındaki Ahmed Yıldırım yaralanıp düşerken, motosiklette bulunan 16 yaşındaki Ş.K. ile aynı yaştaki E.A. ise yara almadan kurtuldu.
Yargıtay kararı bozdu, 10 yıllık ceza beş yıla düştü

Yıldırım’ın felç kaldığı olayla ilgili Adana 5’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde tutuksuz yargılanan polis memuru Suat Bayrakçı, olayın kaza sonucu meydana geldiğini öne sürdü. Yargılama sonucu Bayrakçı, ‘olası kast altında öldürmeye teşebbüs’ suçundan 10 yıl hapis cezasına çarptırıldı. İtiraz üzerine Yargıtay, 10 Temmuz 2012’de kararı bozdu. Yeniden yargılanan Bayrakçı’ya tahrik indirimi uygulandı bu kez beş yıl hapse çarptırıldı.
Yargıtay: Kanunun hükmünü yerine getiren kimseye ceza verilmez

Cezayı fazla bulan Bayrakçı ile az bulan Yıldırım’ın avukatının itirazları sonucu dosya ikinci kez Yargıtay’a gönderildi.
Dosyayı 18 Mart 2014’te görüşen Yargıtay, ‘Kanunun hükmünü yerine getiren kimseye ceza verilmez’ ve ‘ceza sorumluluğunu kaldıran nedenlerde sınırın kast olmaksızın aşmak suretiyle’ suçun işlendiği gerekçeleriyle yerel mahkemenin kararını bir kez daha bozdu.
Yerel mahkemede tekrar yargılanan Bayrakçı bu kez ‘taksirle yaralama suçundan’ 375 gün adli para cezasına mahkum edildi.
Günlüğü 20 liradan 7 bin 500 lira olarak hesaplanan cezanın 12 eşit taksitte ödenmesine karar verildi. Ahmed Yıldırım’ın babası 46 yaşındaki Nuri Yıldırım bu kararı da temyiz etti.
’14 yaşında hayatım gitti’
Tekerlekli sandalyeye mahkum olan Ahmed Yıldırım, kendisini felç eden polise verilen para cezasını öğrenince gözyaşlarına boğuldu. “Hayatım gitti, karşılığı 7 bin 500 TL mi?” diye soran Yıldırım, “İnternete gitmek için arkadaşım çağırdı. Motosiklete üç kişi bindik, ben en arkada oturuyordum. Silah sesini duydum. Sonrasını hatırlamıyorum. Kaçma diye bir şey yok. Benim motosiklet hırsızlığıyla ilgim alakam bile yok. Yaşamım boyunca felç yaşayacağım. Psikolojim bozuk. 14 yaşında hayatım gitti” dedi.
Bir canın, bir hayatın karşılığı 7 bin 500 TL olmamalı
Baba Nuri Yıldırım da oğlunu çocuk yaşta suçsuz yere tabancayla vurup felç eden polis memuruna verilen cezanın komik olduğunu, adaletle bağdaşmadığını savundu. Baba Yıldırım, “Yine de adalete güvenimiz bitmiş değil. Eğer, hukuk ve adalet varsa, bir canın, bir hayatın karşılığı 7 bin 500 TL olmamalı. Biz baştan bu yana adalet yerini bulsun istedik. Ama maalesef geldiğimiz nokta, adaletin bittiği nokta. Oğlum ömür boyu felçli yaşayacak. Bazen içimden diyorum ki, ölse bundan daha iyiydi. Ama evladım benim. İyileşeceğini bilsem, tüm malımı satıp tedavi ettiririm. Ülkemizde gerçek hakimler de var. Adaletin tecelli edeceğine inancımız devam ediyor” diye konuştu.
‘Oğlumu vuran o polise soruyorum’
Anne Nazmiye Yıldırım ise hayatlarının oğlunun hayatıyla birlikte felç olduğunu söyledi. Acılı anne, “Oğlumu vuran o polise soruyorum, ‘yatarken rahat uyuyabiliyor musun?’, oğlumun canına 7 bin 500 TL bedel biçenlere de soruyorum, ‘vicdanınız rahat mı?’ sözleriyle karara tepki gösterdi