Ankara’da tecavüz edilip bir gökdelenin 20’inci katından atılarak hayatını kaybeden Şule Çet’in avukatı konuştu: “Otopsi raporuna göre Şule boğularak öldürülmüş olabilir. Adli Tıp ‘cinsel saldırının oluştuğu net’ dedi.”

Sanıklar birbirine düştü
Avukat Umut Yıldırım Hürriyet’ten Ayşe Arman’a verdiği söyleşide Şule Çet cinayetinin sanıkları Berk Akand ve Çağatay Aksu ‘birbirine düştü’.
Söyleşiden bazı satırbaşları şöyle:
“Camdan aşağıya kendini attı dedikleri kızın, o camda bir tek parmak izi yok. Sanıkların da yok. Temizlenmiş.
Alkol servisi yapılan bardaklar yıkanmış. Birinin ifadesine göre olaydan önce. Ötekine göre olaydan sonra. Resmen delil karartma! Zaten iki sanık birbirine düşüyor ve çözülüyorlar.
İki sanık 18 dakika sonra aşağıya iniyorlar. Biri yanınızda atlasa ve sizin dahliniz yoksa hemen polisi ya da ambulansı aramaz mısınız? Ya da aşağıya koşmaz mısınız? Bunlar 18 dakika o ofiste duruyorlar…
Bina güvenliğinden ‘Üç kişi geldiniz, şimdi iki kişisiniz. Üçünü kişiye ne oldu?’ diye soran görevliye, ‘Kız çıktı! Görmedin mi?’ diye azar çekiyorlar…Ve sonra da masum olduklarını iddia ediyorlar!
Ve ortada Şule Çet’in mesajları var, ‘Bana asılıyor. Beni bırakmıyor’ diye. Adamların da başkalarına yazdıkları mesajlar var, ‘Çok kötü şeyler oldu!’ diye…
Ve sanıklardan birinin DNA örneği Şule Çet’in tırnaklarının arasında bulunuyor… Tecavüzü ikisinin gerçekleştirdiği, birinin öldürdüğü ve aşağıya attığı iddia ediliyor.”
Berk, Çağatay hakkında itiraflarda bulundu. Her şeyin yan odada olduğunu ve Şule düştükten ya da atıldıktan sonra Çağatay’ın odada ‘bir düzeltme faliyeti içine girdiğini’ itiraf etti.
“Düşme ya da atılmadan sonraki 18 dakika boyunca içerideler. Aşağı inip kıza ne oldu diye merak etmiyorlar.”
Şule boğularak öldürülmüş olabilir
“Hiyoit diye bir kemik var boğazda. Adli Tıp diyor ki ‘Hiyoit kemiği kırıklığı, normalde boğulma vakalarında görülür! Boğulma vakalarında o kemiğin kırılma ihtimali yüzde 80, asılma vakalarında kırılma ihtimali yüzde 40, yüzde 50. Ama düşme vakalarında o kemiğin kırılma ihtimali yüzde 5’tir!’ Yani bu, Şule’nin boğularak öldürülmüş olma ihtimalini gösteriyor.
Adli Tıp: şüphesiz ‘cinsel saldırı’ var
Mersin Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından iki profesörün imzaladığı raporu sunduk. Bu raporda aslında bu mahkemedeki her şeyin cevabı var. ‘Cinsel saldırı var mı, yok mu?’ noktasında soru yöneltmiştik üniversiteye. Üniversitenin cevabı şu şekilde: ‘Anal kısımda bulunan PSA…’ PSA, sadece erkekten salgılanan bir sıvı, o yüzden altını çiziyorum. Yine aynı yerde tükürük amilazı bulunması. Yine aynı yerde yırtıkların oluşması. Bir de kalçasında ısırık var… Hepsini onlar tespit ettiler ve raporladılar. Buna ilişkin resimleri de koydular. ‘Bunların hepsi bir arada düşünüldüğünde, cinsel saldırının oluştuğu nettir!’ dediler. Sonrasında yine sorduğumuz sorulardan birisi, ‘Şule öldürülüp atılmış olabilir mi?’ şeklindeydi.”