Parktaki bazı ağaçların, burada “AVM yapılması için” kesildiği şayiasının çıktığı an konunun birinci dereceden ilgilisi ve sorumlusu olan yerel yönetici çıkıp da bunun doğrusunu kamuoyu ile paylaşsaydı büyük ihtimalle olayların bu noktaya gelmesinin önüne geçilebilirdi. Bu yapılmadı. İstanbul’un yerel yöneticileri olayların başlamasından ancak üç gün sonra ortaya çıkıp ilk günden yapmaları gereken açıklamayı yapabildiler. Belki inisiyatif almanın riski göze alınamadı.
Ama asıl önemli nokta, tarihi Topçu Kışlası’nın yeniden inşası fikrinin başından beri bir “rant girişimi” olarak algılanmasının önüne geçilememesi oldu. Kışla binası konusunda gösterilen ısrarın sebebi izah edilemedi. O yüzden olaylar bu noktaya geldi zaten.
Olayların bastırılmasında kullanılan yöntemin yanlışlığını ise söylemeye bile gerek yok. Gezi parkı krizi “polisiye” yöntemlerle değil, “politik” yöntemlerle çözülebilirdi. Ama bunun polisin yönetebileceği türden bir süreç olmadığını söylemesi gerekenler söyleyemedilerse karşımızda çok daha başka bir mesele de var demektir.