Murat Belge: 'Monşer edebiyatı', 'ustalık' değil demagojidir

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

“Tünelin öbür ucu” diyorum; bu, böyle “iki toplumlu” bir hayatın sona erdirilmesi imkânıdır. Türkiye’nin bugün yapması gereken, bu bölünmeyi ortadan kaldıracak tedbirleri almaya başlamaktır.

Tayyip Erdoğan bunun tersini yapıyor. Bölünmenin varlığı ve muhtemel genişlemesi üstüne kuruyor bütün politikalarını. “Monşerlere karşı birleşin, ey sevgili halkım!” Bir toplumda, fikir ayrılığı, her türlüsüyle olabilir, vardır. Erdoğan siyasî mücadelesini buna dayandırmak istemiyor; zaten olan bir toplumsal- kültürel ayrımı, siyasî sermaye olarak kullanmaya karar vermiş. “Ötekileştirme” demek, zaten, bu demek. “Onlar monşer! Siz, saf ve temiz, Müslüman vatandaşlarsınız.”

Onun “monşer” dedikleri, hiç değilse onların bir kısmı, Erdoğan’a ve hareketine karşı daha adil, daha sorumlu mu davranmışlardı? Hayır, hiç öyle davranmadılar. O bağnaz, gözü dönmüş muhalefet biçimini hâlâ sürdürmek isteyenler de eksik değil.

Ama, “ustalık dönemi”nden söz edilecekse, ustalık bunları aşmanın yollarını arayıp bulmaktan geçer. Varolan bir zaafı parmaklayıp bunu oya çevirme siyaseti, ister istemez, bir “demagoji” siyaseti olacaktır –“popülist demagoji”.

Murat Belge’nin yazısı