Kopuyor mu, sürecek mi? 'Cumhur ittifakı'nın anlaşmazlık yaşadığı altı konu

Türkiye koalisyona aşina bir ülke ancak ‘ittifak’ tanımıyla kısa süre önce tanıştı. Yeni anayasayla birlikte ‘rejim değişikliği’ gerçekleşirken, partiler ittifak yapmaya başladı.

Bunun ilk örneği 24 Haziran seçimlerinde yaşandı. AKP, MHP ve BBP ‘cumhur ittifakı’ diye seçime girerken, karşısındaki ‘millet ittifakı’ CHP, İYİ Parti, DP ve SP’den oluşuyordu.

İttifak fikrinin mucidi MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ydi. ‘Cumhur ittifakı’nda kopuş olarak da yorumlanan gerginliğin fitilini ateşleyen de Bahçeli oldu.

Konu yerel seçimlerde de bu işbirliğinin sürdürülmesiydi. AKP ile MHP’nin üst düzey yetkilileri konuyla ilgili bir dizi görüşme yapmıştı. Basına yansıdığı kadarıyla görüşmelerde ele alınan konu işbirliği yapılıp yapılmayacağından ziyade nasıl bir ittifak modeli uygulanabileceği istişare edilmişti.

İttifaklı günlerden anlaşmazlık silsilesine

Fotoğraflar: DHA

Salı günü partisinin grup toplantısında konuşan MHP lideri ani bir çıkışla AKP ile yerel seçim ittifakından vazgeçtiklerini söyledi. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan da “Herkes kendi yoluna” diyerek son noktayı koydu. Buna karşılık Bahçeli bir açıklama daha yaparak ‘cumhur ittifakı’nın süreceğini ilan etti.

Yine de bu durum AKP ile MHP arasındaki işbirliğinin tamamen bittiği görüşünün hakim olmasına yol açtı. Nitekim Bahçeli’nin danışmanlarından Yıldıray Çiçek’in bugünkü yazısında defaatle ‘cumhur ittfakı‘nın bittiğinden söz etmesi dikkat çekti. İttifakın kaderini iki tarafın tutum ve hamleleri belirleyecek elbette ama ‘ittifaklı günler’de iki parti ilk kez ters düşmüş değil.

AKP ile MHP, 24 Haziran seçimlerinden bu yana altı konuda ters düştü. Anlaşmazlık yaşanan konularda iki parti de geri adım atmış değil.

24 Haziran’dan bugüne süren ittifakın yolculuğunun yerel seçimde ayrılığa uzanan yolda yaşanan anlaşmazlıklar neler? Sizin için derledik.

Bedelli askerlik: 28 gün mü olsun, 21 gün mü, yoksa kaldırılsın mı?

İttifaktaki ilk görüş ayrılığı seçimden yaklaşık bir ay sonra bedelli askerlik konusu gündeme geldi. Hükümet bedelli askerliği hayata geçirmeye kararlıydı ancak 21 günlük sürenin yeterli olacağı kanaatindeydi. MHP ise 28 günlük eğitimin gereksiz olduğunu söylüyordu.

28 günlük askerliğin zahmetli olacağını dile getiren Bahçeli, “Ancak 28 günlük teorik eğitim de nedir? Bedelliden istifade edecek kardeşlerimiz 28 günde deyim yerindeyse ‘yaylalar yaylalar’ türküsünü bile öğrenemeyeceklerdir. Bedelli olacaksa, 28 güne ne gerek vardır?” demişti.

Savunma Bakanı Hulusi Akar’ın buna karşılığı ise bedelli askerlikte eğitimin kaldırılmaması gerektiğini belirtmiş, peşinden hükümet bedelli askerliğin 21 gün yapılmasında karar kılmıştı.

Çakıcı’ya sahte rapor davası

MHP’nin hükümete tepkisinin bedelli sürecindekindekine nazaran daha sert olduğu konu ise suç örgütü lideri Alaattin Çakıcı’ya sahte rapor verdikleri iddiasıyla Yüksek İhtisas Hastanesi eski başhekiminin de aralarında olduğu 21 kişinin gözaltına alınıp altısının tutuklanması oldu.

MHP bunun hükümetin yaptığı bir hamle olduğunu savundu. MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın, MHP’nin ittifak için yaptığı fedakarlığın suistimal edildiğini savunarak, AKP’ye “Türkiye’nin bunca derdi varken, Alaattin Çakıcı konusunun hayat memat ve prestij meselesi, kavga vasıtası haline getirilmesi ne anlama gelmektedir?” sorusunu yönelttu.

Bahçeli ise Türkiye’nin ve yönetiminin tek sorunu sayın Alaattin Çakıcı olmasa gerek” dedi.

Emeklilikte yaşa takılanlar

Emeklilikte yaşa takılanlar Türkiye’nin son zamanlarda gündeme en sık gelen ve talep gören konularından biri. MHP’nin seçim beyannamesinde de yer alıyordu. Bu kapsamda parti Meclis’e kanun teklifi vermişti.

Ancak Erdoğan, “38 yaşında emeklilik mi olur? Bütçeye 750 milyarlık yük getirir” diyerek teklife kapıyı kapatmıştı. Rakamı ‘abartılı’ diye niteleyen MHP’nin konuyla ilgili tavrı ikircikli. Nitekim MHP’li vekillerin de lehte oyuyla Meclis gündemine alınan önerge aynı vekillerin önerginin oylanmasınta çekimser kalması üzerine reddedildi.

Brunson ve ‘vicdan’ tartışması

Örgüt üyeliği suçlamasıyla tutuklanan ve geçenlerde tahliye edilmesinin ardından ülkesine dönen ABD’li pastör Andrew Brunson da AKP ile MHP’nin anlaşamadığı konulardan.

AKP kararı bağımsız yargının verdiğini ve Brunson’ın ceza aldığını belirtirken, Bahçeli karara yönelik “Milli vicdanı rahatsız etmiştir” dedi.

Danıştay’ın ‘Andımız’ kararı

İttifakı çatırdatan tartışma ise Danıştay’ın ‘öğrenci andı’nın kaldırılmasını iptal eden kararı oldu.

Hükümet kanadı kararı ‘yargının siyasete müdahalesi’ diye değerlendirirken, Bahçeli hükümete hitaben, “Danıştay kararına gölge düşürmek için kuyruğa girenlere ne oluyor? Ne var ‘Andımız’da? Türküm demek suç mu?” diye konuştu.

Hatta AKP’li milletvekili Bekir Bozdağ ile Bahçeli arasında da ‘Andımız’ üzerinden bir tartışma yaşandı.

‘Af’ta anlaşmazlık

MHP’nin seçim beyannamesinde de yer alan ve Meclis’e sunduğu af önerisi ittifakın anlaşmazlık yaşadığı en hararetli konu.

Hükümet önce öneriye sıcak bakarken, Erdoğan’ın, “Milli vicdanı yaralamayacak değişiklikler gerekli” demesiyle işler tersine döndü. Erdoğan bir adım daha ileriye giderek 50 bin uyuşturucu suçlusunun olduğu bir dönemde af çıkaramayız. Bizler uyuşturucuları affeden bir iktidar olarak mı anılacağız” dedi.

Ardından Bahçeli, tasarıya kırmızı ışık yakan Erdoğan’ı demagoji yapmakla eleştirerek, Milliyetçi Hareket Partisi’ni meydanlarda hakir görmek, tariz ve tenkitle suçlamak siyasi ahlak ve basirete asla sığmayacaktır” diye tepkisini ortaya koydu.

İttifak sürecek mi?

Fotoğraf: Cumhurbaşkanlığı

Bütün bu yaşananlar ‘cumhur ittifakı’nın sürdürülüp sürdüremeyeceği üzerinde kafa karışıklığına sebep oldu.

Ancak Bahçeli, ittifakın yerel seçimde olmasa da süreceğini açıkladı. Erdoğan ise Temelini cumhur ittifakının oluşturduğu anlayışı koruyacağız, onu devam ettireceğiz” diyerek ittifakın devam edeceğinin sinyalini verdi.

MHP lideri daha önce iki parti arasındaki olası yerel seçim ittifakına ilişkin kafasındaki modeli ‘siyasi kombin’ diye tarif etmişti.