Aslı Aydın: Türkiyeli yatırımcının yurt dışına yönelmesi, yurt dışındaki yatırımcının Türkiye'ye yönelmesinden daha fazla

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

 

Şubat-Haziran 2018 döneminde tüm para birimleri karşısında ortalama yüzde 5 değerlenen doların Türk Lirası karşısında yüzde 10 değerlenmesi risk skalasında Türkiye’nin pozisyonunu da ortaya koyuyor. Doların güçlenmesi, yani sıcak para diye andığımız kısa vadeli finans yatırımlarının dolara geri dönüş eğilimi, Türkiye açısından (I) dış borç rakamlarının kur farkından olumsuz etkilenmesine (II) üretimde ve tüketimde yüksek ithalat oranları nedeniyle enflasyon artışına ve kaçınılmaz olarak da (III) şu an hali hazırda yüzde 20’lerin üzerine çıkmış faiz oranı üzerinde daha yukarı bir baskıya neden oluyor.

Bu gidişatı güncel rakamlardan da kolaylıkla izleyebiliyoruz. Ödemeler Dengesi verilerine göre, ülkede sadece mayıs ayında 1 milyar 15 milyon dolar sıcak para çıkışı yaşanırken, MB resmi rezervlerinde de 2,8 milyar dolarlık bir erime gerçekleşti. Ayrıca TEPAV tarafından yapılan hesaplamaya göre yurt dışına giden (ODI) doğrudan yatırımların yurt içine gelen (FDI) doğrudan yatırımlara oranında (ODI/FDI) da artış gözleniyor. Nisan ayında yüzde 27,8 olan bu oran mayısta yüzde 31,3’e çıkmış durumda. Bu artan oran, Türkiyeli yatırımcının yurtdışına yönelmesinin, yurtdışındaki yatırımcının Türkiye’ye yönelmesinden daha fazla olduğunu ve aradaki bu makasına daha da açıldığını ortaya koyuyor.

Aslı Aydın’ın yazısı