Şimdi yolun sonundayız. Devletin hızla dönüştürülmesini izliyoruz. AKP artık klasik bir parti değil; AKP artık devleti dönüştürmenin ince ince düşünülmüş stratejisinin tek kişiye hizmet eden kadrosudur. Devletin dönüştürülmesi, Cumhuriyeti, laikliği, demokrasiyi reddeden İslamcı ideolojik zemindegelişiyor. Yetkileri başka herhangi bir güçle paylaşmaya yanaşmayan tekçi yapı, işlevsiz parlamentoyu dönüştürülmüş devletin meşruiyeti için içeride, dışarıda kullanmayı planlıyor.
Bu sürecin hızla tamamlanmasının önemli olduğunun da bilincindedirler. Çünkü aksamalar, daha önce ustalıkla uyguladıkları “iki adım ileri bir adımgeri” taktikleri bu kez işe yaramayabilir. Hâlâ büyük bir muhalefet gücü olan yüzde 50’nin örgütlenme olasılığı korkutuyor; acelenin nedeni budur.
Bilmiyoruz; şimdilik bildiğimiz, adı ne olursa olsun, yeni rejimin, yeni devletin, yalnızca halkın demokratik direnişi ile durdurulabileceğidir. Bunun için krizlerle baş etme yöntemi olarak baskıdan başka “ikna” yöntemi bilmeyen yeni kuruluşa gecikmeden itiraz etmek son çaredir; hani ne diyorlar, köprüden önceki son çıkıştır. Sonra uzun, ama gerçekten çok uzun bir süre rota değiştirmek mümkün olmayacaktır.