Hepimiz, herkes, her siyasi çevre, her cemaat, her sivil kuruluş kendini Türkiye’ye ayarlamak zorundadır. Bu büyük yürüyüşe ayarlamak zorundadır. Bu tarih yükselişine ayarlamak zorundadır. Ülkemizin ve milletimizin önünde bundan büyük dava, bundan büyük hedef, bundan büyük mücadele alanı, konusu yoktur.
Artık ekonomimiz de, siyasetimiz de, insani ilişkilerimiz de küresel ve bölgesel ölçekli olacaktır. Sözlerimiz de, yürüyüşümüz de, projelerimiz de, hesaplarımız ve hayallerimiz de küresel ölçekli olacaktır. Barış arayışlarımız da, savunma arayışlarımız da, ulus-üstü ittifak arayışlarımız da, kendimize bakışımız da, milletimize inancımız da, bu ülkeyi ve devleti ulaştıracağımız yükseklik de küresel ölçekli olacaktır.