(Adnan Oktar ve grubu soruştırması) Deyim yerindeyse ikinci FETÖ vakasıyla karşı karşıyayız. Onun gibi darbe yapacak bir noktaya gelir miydi bilemem ama en az onun kadar tehlikeli ve pervasız olduğu kesin.
Neler yok ki… Çocuklara tacizden askeri casusluğa, tecavüzden hayali ihracata, 30 ayrı suçlama var. İşin uzmanlarına göre, Türkiye tarihinde ilk kez bir örgüt, bu kadar çeşitli suçtan yargı önüne çıkartılıyor.
Bu yüzden polisin yaptığı operasyon yüreklere su serpti. Çünkü iş öyle bir noktaya gelmişti ki, bırakın aileleri, iş dünyasını, medya bile korkmuştu.
Dokunan yanıyordu. En basiti, gazeteci iftiradan çekiniyordu.
Bu noktada, insan ister istemez, nasıl olur da bir ülkede böyle kirli bir yapı uzun yıllar dokunulmadan yaşayabilir diye sormadan edemiyor.
Tıpkı FETÖ gibi… Aslında sorunun cevabı, FETÖ olayında saklı. İki şey söylenebilir:
İlki arkalarındaki dış istihbarat güçlerince küresel bir projenin parçası olarak ve dindar-laik ayrımından yararlanarak örgütlenmeleri.
İkincisi de onlarla mücadele edecek güçlü bir siyasi iradenin olmaması.