Emre Tansu Keten: Habertürk, ne temiz kalmayı başarmış, ne de gazetecilik başarısı sağlamış bir yayın

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

 

Gazete Habertürk’ün kapatılması, tam olarak, basılı gazeteciliğin güç kaybetmesiyle ilgili değil. Gazetenin tirajlarını incelediğimizde, haziran ayları baz alınarak, 2015’te 180 bin, 2016’da 250 bin, 2017’de 205 bin, 2018’de ise 180 bin rakamları karşımıza çıkıyor. Yani son dönemde gerçekleşen dramatik bir düşüşten söz edemiyoruz. Beş sene önce kâr eden, şimdi zarar eden bir gazete yok karşımızda. Başından beri zarar eden, başka alanlardan sübvanse edilen (tıpkı diğerleri gibi) bir gazetenin, bu sübvansiyonu daha fazla sürdürememesi ya da sürdürmek istenmemesi durumu var.

Gazete Habertürk, ne temiz kalmayı başarmış, ne medya ortamında bir fark yaratmış, ne de gazetecilik başarısı sağlamış bir yayın. Bunda içerisindeki emekçilerin yeteneksizliği değil, gerçek habercilik yapmalarını engelleyen patronaj ve siyasi yapı etkili. Hal buyken, “basılı gazeteler ölüyor”, “başarılı gazeteciliğimizi dijitalde devam ettireceğiz” masallarına gerek yok. Zaten yola (Ufuk Güldemir sahipliğinde) bir internet sitesi olarak başlayan Habertürk’ün bu alanda bir ekol olduğu, alanda birçok devrim yaptığı falan da yok. Ciner, elindeki televizyon kanallarının yeterli kullanışlılıkta olduğuna karar verip masraftan kıstı, o kadar.

Emre Tansu Keten’in yazısı