Rejimi meşrulaştıran şimdiki durum mu halk kitlelerinin mücadelesine elverişli şartlar yarattı, yoksa boykot durumunda mı halk kitleleri “mücadeleden başka yol yok” mu diyecekti? Ve bunun uluslararası yankısı şimdi mi olumlu, yoksa boykot durumunda mı olumlu olurdu?
Elbette “tek adam rejimine” karşı örneğin HDP’nin TBMM’de olması, seçilmiş vekillerin kitle içinde çalışma, örgütleme, aydınlatma görevlerini yapmaları bakımından “sallantılı” ve her an yok edilebilecek kimi olanaklar sağlar. Ve HDP bu olanakları kullanmalı. Ancak bir yandan da hem CHP’ye, hem de HDP’ye, Soylu’nun, Çakıcı’nın, Bahçeli’nin demeçlerinin gösterdiği gibi, ciddi bir saldırı başladığında bu partiler Özgür Mumcu’nun sözleriyle “sine-i millete çekilme” meselesini gündemlerine almaya hazır olmalı.
Evet CHP 24 Haziran seçimlerini boykot etmeliydi, hem etmedi, hem seçim sonuçlarını resmen meşrulaştırdı.
Oysa yerel seçimler 81 il belediyesi ve yüzlerce ilçe belediyesi için yapılıyor. Boykot bu durumda bütün belediyeleri AKP’ye hediye etmek olur. Oysa, seçimlere katılmak yerellerde AKP hegemonyasını kırmanın yolunu açabilir. Pek çok büyükşehir belediyesi muhalefetin eline geçebilir ve kayyım atanan belediyeler yeniden özgürleştirilebilir.
O nedenle yerel seçimlerin boykot edilmesinden söz bile edilemez.