MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Kırıkkale başsavcılığından alınan Erdoğan Bayrakdar’ı savunarak, “Bu idari tasarrufun sayın Çakıcı’yı ziyaretimizle ilişkilendirilmesi kuşkusuz yanlıştır, izaha muhtaçtır” dedi.

Kırıkkale Yüksek İhtisas Hastanesi’nde tedavi gören organize suç örgütü lideri Alaattin Çakıcı’ya hastalığı nedeniyle ‘Moral olsun’ diye il sağlık müdürlüğü tarafından ‘sınırsız ziyaretçi izni raporu’ verilmiş, Türk Tabipler Birliği (TTB) raporu incelemeye almıştı.
Çakıcı’nın basında yer alan açıklamaları üzerine resen inceleme başlatan Hakimler ve Savcılar Kurulu, Bayrakdar’ı görevden alarak Ankara’ya atamış, bu atama il sağlık müdürlüğünün verdiği ‘moral raporu’na yorulmuştu.
Çakıcı son olarak Karar gazetesi yazarlarını ölümle tehdit etmiş, bunu ‘gerekirse eyleme dönüştürebileceğini’ söylemişti.

Sosyal medya hesabından konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Bahçeli, “Dava arkadaşım” dediği Çakıcı’yı ziyaretinin yol açtığı tartışmalara gönderme yaparak, “Bunu anlayış ve saygıyla karşılıyorum. Ancak bir ülküdaşımızdan vazgeçmemizi de hiç kimse beklememelidir” dedi.
Değerli dava arkadaşım Alaattin Çakıcı uzun süredir Keskin T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda hakkında verilmiş cezasını çekmektedir. Kendisi hem ülkü hem de ülke sevdalısıdır. Bizim taş duvarlar ardında bulunan bir ülküdaşımıza vefa göstermemiz kadar doğal bir şey de yoktur.
— Devlet Bahçeli (@dbdevletbahceli) July 2, 2018
Bayrakdar’ın bugün görevinden alınarak Ankara savcılığına atanmasıyla ilgili “Sayın Çakıcı’yı ziyaretimizle ilişkilendirilmesi kuşkusuz yanlıştır, izaha muhtaçtır” diyen MHP lideri, şöyle devam etti: “Teröristler ziyaret edilirken, buna izin verenler görevlerinin başındayken, her kamu görevlisi, her sorumluluk sahibi şahıs tutarlılık ve samimiyet içinde hareket edecek erdemi doğal olarak göstermelidir. İnancım odur ki, göstereceklerdir. Bize göre Kırıkkale Cumhuriyet Başsavcısı görevini eksiksiz yapmıştır. Konuyla ilgili iltimas, kayırma, hukuk ihlali, etik ve ahlak dışı bir durum da söz konusu değildir. Her şey normal prosedüründe gerçekleşmiştir. Hata yoktur, kusur yoktur, kast zaten yoktur. Sayın Başsavcı’nın görevden alınmasının arkasında yatan asıl gerçek ve gerekçenin bizim ziyaretimizle ilgisi olmadığına inanmak istediğimi özellikle belirtmek istiyorum. Bu durumun vuzuha ermesi, tavzih ve telafi edilmesi arzum ve beklentimdir.”