İşte bu baskın seçimle birlikte yeniden IMF’yle, Dünya Bankası’yla, küresel finans kuruluşlarıyla dirsek temasına girileceği, kemer sıkma politikalarının devreye sokulacağı, halka yeniden bir “acı ilaç” içirileceği görülebiliyor. Rusya’nın Türkiye’ye S-400 vermesi mümkün belki ama para vermesi değil, çünkü onlarda da yok. Dolayısıyla iktidar sermaye düzenini ve sermaye sınıfını kurtarmak için bir kez daha küresel sermayeye istediklerini verecek, halktan da “fedakârlık” isteyecek. Bunu seçime giderken yapmanın sonuçlarının ne olduğu gayet iyi bilindiği için seçim bu kadar erken yapılıyor, telaş biraz da bundan.