Tanıklık ettiğimiz bütün hadise galiba bize şunu anlatıyor: Uluslararası sistemdeki kilit oyuncular, her şeye rağmen, Suriye’nin içine düştüğü büyük kaosta -Irak’ta 2003 yılında yapılan vahim tarihi hatanın ışığında- Şam’da işleyen bir devlet mekanizmasını ayakta tutmayı kendileri açısından daha uygun görmekteler. Açıkça telaffuz edilmeyen bu mutabakat, Esad rejiminin bütün günahlarına rağmen ayakta tutulması şeklinde kendisini gösteriyor.
Son hadisenin Türkiye’ye dönük sonuçları ne olabilir? Türkiye’nin Rusya ve İran’la arasına ‘kara kedi’ girdiği yolunda yapılan bütün yorumlara ve yaşanan açık kırılganlığa rağmen, bu üç ülkeyi Astana sürecinde bir arada tutan çıkarların ve siyasi hesapların, aralarını açan, onları ters düşüren meselelere kıyasla çok daha baskın olduğu kanaatini taşıyoruz.