9 Soruda Ekmeleddin İhsanoğlu

 

İlk turu 10 Ağustos’ta düzenlenecek cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde, muhalefetin ortak adayının kim olacağı sorusunun yanıtı merakla bekleniyordu. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 16 Haziran’da ziyaret ettiği MHP liderine bir aday önerisiyle gitti. Görüşmede MHP kanadından da olumlu yanıt alan ve iki partinin ‘çatı aday’ı olarak kamuoyuna açıklanan isim, İslam İşbirliği Teşkilatı’nın eski genel sekreteri Prof. Dr. Ekmeleddin İhsanoğlu oldu.

eklemedin ihsanoglu6

Kamuoyunun yakından tanımadığı İhsanoğlu’nun ‘çatı aday’lığı, öneriyi getiren CHP başta olmak üzere, siyaset çevrelerinde ciddi tartışmalara yol açtı.

Hakkında çok az şey bilinen, daha bir yıl önce ‘Benden politikacı olmaz’ diyen İhsanoğlu’nun, Başbakan Tayyip Erdoğan’ın muhtemel adaylığı karşısında, muhalefeti birleştirecek bir isim olup olamayacağı sorgulanıyor.

İhsanoğlu’nun Kahire’de başlayan ve cumhurbaşkanı adaylığına uzanan öyküsü… 9 Soruda…

1- Ekmeleddin İhsanoğlu kimdir?

İhsanoğlu, şapka devrimi üzerine ülkeyi terk edip Kahire’ye yerleşen son şeyhülislam Mustafa Sabri Efendi’nin yardımcısı Şeyh İhsanoğlu’nun oğlu. 26 Aralık 1943′te Kahire’de doğdu; Mısır Ayn Şems Üniversitesi Fen Fakültesi’nden mezun olduktan sonra şeriat hukukunun merkezlerinden biri kabul edilen El Ezher Üniversitesi’nde akademik hayatına başladı.

İhsanoğlu’nun bilim tarihi, Türk kültürü, İslam dünyası ve Batı dünyası ilişkileri ve Türk-Arap ilişkileri hakkında değişik dillerde çok sayıda kitap, makale ve tebliği bulunuyor.

Ekmeleddin İhsanoğlu ve eşi Füsun İhsanoğlu
Ekmeleddin İhsanoğlu ve eşi Füsun İhsanoğlu

İhsanoğlu, İslâm Tarih, Sanat ve Kültür Araştırma Merkezi’nin genel direktörlüğünün yanı sıra İÜ Edebiyat Fakültesi Bilim Tarihi Bölümü ile Türk Bilim Tarihi Kurumu’nun başkanlığını ve İÜ Bilim Tarihi Müze ve Dokümantasyon Merkezi müdürlüğü görevlerinde bulundu. UNESCO ve Harvard Üniversitesi’ndeki görevlerinin yanı sıra birçok ulusal ve uluslararası bilim kurumunun üyesi olan İhsanoğlu, bilim ve eğitim tarihine katkı ve hizmetlerinden dolayı birçok ödül aldı. İhsanoğlu, 2000’de Devlet Üstün Hizmet Madalyası’na layık görüldü. Dört dil bilen İhsanoğlu, evli ve üç çocuk babası.

İslami camianın tanınmış düşünürlerinden Beşir Ayvazoğlu, İhsanoğlu hakkında 1995′te Aksiyon dergisi için kaleme aldığı makalede, şu ifadeleri kullanmış: “Türkçe’yi hafif Arap aksanıyla konuşan zarif bir Türk, Ekmeleddin İhsanoğlu. Dostları ona kısaca Ekmel Bey derler.”

2- Ekmeleddin ismi ne anlama geliyor?

Ekmeleddin İhsanoğlu, cumhurbaşkanlığı seçimleri için CHP ve MHP’nin ‘çatı adayı‘ olarak açıklanmasının ardından en çok merak edilen sorunun yanıtını, 16 Haziran 2014’te açtığı resmi Twitter hesabından verdi:

“Dünden beri cevabını en çok merak ettiğiniz soru, ismimin ne anlama geldiği sanırım. “Dinin en olgunu, en olgunlaştırdığı kişi.”

3- İhsanoğlu nasıl ‘çatı aday’ oldu?

 ‘Çatı aday’ olarak açıklanması şaşkınlıkla karşılanan İhsanoğlu’nun, CHP lideri Kılıçdaroğlu’na bir diğer çatı aday adayı Kemal Derviş tarafından önerildiği iddia edildi.

20140202 kemal derviş

Milliyet gazetesinden Kıvanç El ve Meriç Tafolar’ın haberine göre Derviş, İhsanoğlu’nun adını 24 Mayıs’ta Kılıçdaroğlu’yla yaptığı görüşmede ortaya attı. Derviş bu görüşmede, “İktidarın adayının seçim sürecinde dini duyguları sömürerek propaganda yapacağını düşünüyorum. Çağdaş, laik ve aynı zamanda mütedeyyin kesimin de sıcak baktığı bir isim olan Ekmeleddin İhsanoğlu’nu değerlendirmenizi öneririm” dedi.

Derviş Kılıçdaroğlu’na, ”Sizi Ekmeleddin Bey’le bir araya getirmek de isterim” teklifini getirdi ve ikiliyi 12 Haziran perşembe günü İstanbul’da özel bir akşam yemeğinde buluşturdu. İhsanoğlu yaklaşık iki saat süren yemekte politikaya sıcak bakmadığını belirtse de görevi ‘yüce’ olduğunu ifade ederek kabul etti.

kilicdaroglu-bahceli2

İhsanoğlu’nun kendisiyse, Kılıçdaroğlu’nun kendisini ‘çatı aday’ olarak ilan etmesinin ardından, “Bu uzlaşmanın odak noktasında olmak büyük bir teveccühün eseridir” açıklaması yaptı.

İhsanoğlu, Doğan Yayın Holding Onursal Başkanı Aydın Doğan’ın Umre ziyareti sırasında kendisine “Vakti geldiğinde Çankaya’ya aday olmanızı istiyoruz. Desteğimiz tam” şeklinde bir teklifte bulunduğu yönündeki iddiaları yalanlayarak, 6 Mart 2013’te şunları söylemişti:

“Hepsi iftira. Beni hiç politikayla ilgilenirken gördünüz mü? İsteseydim politikaya çoktan girerdim. Turgut bey (Özal) zamanında olsun, AK Parti kurulurken olsun, Adalet Partisi döneminde olsun, iktidar çevrelerine hiçbir zaman çok uzak değildim, çok da yakın değildim. Hiçbir zaman politikaya ilgi göstermedim. Benden politikacı olmaz.” dedi.

4- İhsanoğlu’nun adaylığı siyaset dünyasında nasıl karşılandı?

Kendisini Adalet Partisi (AP), Anavatan Partisi (ANAP) ve Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) çizgisinde tanımlayan İhsanoğlu’nun, ‘sosyal demokrat’ bir parti olma iddiasını taşıyan CHP tarafından ‘çatı aday’ olarak önerilmesi başta parti içinde olmak üzere siyaset dünyasında ciddi tartışma ve tepkilere yol açtı.

CHP Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün, “İslam Örgütü eski başkanı Ekmeleddin İhsanoğlu’nun adaylığı CHP’nin ‘sağa açılma’sının bir devamı; şimdi ‘siyasal İslam’a da açılma’ devri…” yorumunu yaparken, yerel seçimlerde CHP’lilerin sosyal medyadaki meşhur kampanyası “Tatava yapma (CHP’ye) bas geç”e atıfta bulunan CHP İstanbul Milletvekili Melda Onur da ‘Ta ta va’ yazılı bir tweet’i retweet etti.

melda onur

Onur ayrıca, ‘çatı aday’ konusunda şunları yazdı: “Ekmeleddin İhsanoğlu adaylığı konusunda hiç bilgim yok. Ama son katıldığım uzlaşı toplantısında talep edilen profile uymuyor. O halde ben Milletvekillerine grupta yapılan ankette yazdığım aday isimlerimi açıklayabilirim artık: 1-Sami Selçuk 2-Altan Öymen.”

İhsanoğlu’nun ‘çatı aday‘ ilan edilmesine tepki gösteren 15 CHP’li vekilin katıldığı toplantının ardından Al Jazeera Türk’e konuşan CHP’nin eski genel başkanı Deniz Baykal, “Siyasal İslamcı birinin aday gösterilmesinden kaynaklı rahatsızlığı anlıyorum. Ben de rahatsızım” dedi.

CHP’nin ulusalcı kanatta yer alan isimlerinden İstanbul Milletvekili Nur Serter de, İhsanoğlu’nun adaylığının çok büyük bir sürpriz olduğunu vurgulayarak, “İnanamadım o kadar sürpriz oldu. Çeşitli isimlerden söz ediliyordu, bazılarına daha sıcak bakıyorduk. Ama bu sürprizin ötesinde şok oldu. O şoku, atlatma niyetinde değilim” açıklamasında bulundu.

İktidar partisi AKP’den İhsanoğlu’nun adaylığına ilişkin ilk değerlendirme parti sözcüsü Hüseyin Çelik’ten geldi. Çelik, İhsanoğlu için “CHP’li vekilleri bile hoşnut etmeyen aday” dedi.

Partisinin grup toplantısının ardından gazetecilerin Eklemeddin İhsanoğlu’nun adaylığına ilişkin sorularına yanıt veren Erdoğan, “En güzel değerlendirmeyi bu konuda millet yapar. Millete bırakalım, değerlendirmeyi millet yapsın” diye konuştu.

HDP Eş Genel Başkanı Ertuğrul Kürkçü de, İhsanoğlu’nun ‘çatı aday’ gösterilmesini CHP’nin 30 Mart stratejisinin devamı olarak değerlendirdi. Kürkçü partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada şunları söyledi:

“CHP’nin, Ankara ve İstanbul belediye başkanlarını belirlerken tutturduğu yol buydu, cumhurbaşkanlığında da aynı yolu tutturduğunu görüyoruz. Şimdiden diyoruz ki Allah selamet versin, yolunuz açık olsun, gidebildiğiniz kadar gidin ama oranın çok uzak bir yer olmadığını göreceksiniz çünkü vermeye çalıştığınız mesajlar zaten AKP’de var olan şeyler. Belli ki asıl mesele kısmen de ABD’nin onayını elde etmekle ilgilidir.”

5- İhsanoğlu İKO genel sekreterliğine nasıl seçildi?

555

2004 yılında dönemin Dışişleri Bakanı Abdullah Gül’ün onayı bakanlığın önerisiyle o zamanki ismi İslam Konferansı Örgütü (İKÖ) olan teşkilatın genel sekreterliğine aday gösterilen İhsanoğlu’nun kampanya menajerliğini, Ortadoğu Dairesi Genel Müdürü Büyükelçi Tahsin Burcuoğlu üstlendi. Haziran 2014’te İstanbul’da düzenlenen Dışişleri Bakanları Konferansı’nda genel sekreterin seçimle belirlenmesi kararı alınınca, 1 Ocak 2005’te yapılan seçimlerde Malezya ve Bangladeşli adayları geçen İhsanoğlu 32 oyla İKÖ genel sekreteri seçildi.

6- İhsanoğlu’nun hükümetle arası neden bozuldu?

İslam Konferansı Örgütü’nden İslam İşbirliği Teşkilatı’na dönüşen örgütün eski Genel Sekreteri Prof. Dr. Ekmeleddin İhsanoğlu, Mısır’da geçtiğimiz yıl, Mursi yönetimindeki Müslüman Kardeşler iktidarını askeri darbeyle deviren Abdülfettah Sisi’ye karşı sessiz kaldığı, yaşananları ‘darbe’ diye nitelendirmediği ve Mursi’yi eleştirdiği gerekçesiyle AKP hükümetinin tepkisine maruz kalmıştı.

Mursi'yi askeri darbeyle deviren Abdül Fettah El-Sisi Fotoğraf: Reuters
Mursi’yi askeri darbeyle deviren Abdül Fettah El-Sisi Fotoğraf: Reuters

AKP sözcüsü Hüseyin Çelik, İhsanoğlu hakkında, “İhsanoğlu’nun ne iş yaptığını bilen var mı? Bu zat, darbeden sonra Mursi’yi suçlamıştı. Prof. Dr. İhsanoğlu’nun İİT Genel Sekreteri seçilmesi için Sayın Cumhurbaşkanımızın ve Sayın Başbakanımızın büyük çabalarını hatırladıkça yazık diyorum” açıklamasında bulunmuş, Erdoğan da İhsanoğlu’nun başkanlığını yürüttüğü teşkilat için “Aynaya bakacak yüzleri yok” demişti.

Adalet Bakanı Bekir Bozdağ ise “Ben İslam adına böylesi bir işbirliği teşkilatının böylesi zulüm karşısında sessiz kalmasının onursuzluğunu taşıyamam’. İstifamı basardım oradan ayrılırdım” sözleriyle İhsanoğlu’nu istifaya çağırmıştı

İhsanoğlu hükümet kanadından gelen bu sert eleştirilere, “Mısır’da yaşananlar vahşettir. Böylesi bir kıyımın karşısında insanı kalbi dağlanıyor ve tüm vicdanınızla reddediyorsunuz. Mısır’da doğmuş ve büyümüş biri olarak benim hislerim ortalama bir Türk vatandaşının hissiyatının çok ötesindedir. Göreve geldiğimiz günden beri sicilimizin ne olduğu çok meydandadır” yanıtını vermişti.

İhsanoğlu’nun son olarak,  Suriye’de ‘Esad’lı geçiş dönemi’ önerisine destek vermesi, hükümetle arasındaki iplerin tamamen kopmasına neden olmuştu.

7- İhsanoğlu Başbakan Erdoğan hakkında ne düşünüyor?

atcomcec

Erdoğan’ın 2010’da aldığı ve Arap dünyasının Nobel ödülü olarak görülen “Kral Faysal ödülü” jürisinde yer alan İhsanoğlu, Başbakan hakkında şunları söylemişti:

“Bu bizim için çok sevindirici bir karardır. Bu ödül, İslam dünyasının en yüksek ödülü olarak şimdiye kadar İslama en büyük hizmet edenlere verilen bir ödüldür. Bu yıl sayın başbakanımıza verilmiş olması, onun önemli katkılarının ve fevkalede başarılarının takdirle karşılanmış olmasının neticesidir.”

8- İhsanoğlu Gezi eylemlerine nasıl bakıyor?

geziakmpankart

Ekmeleddin İhsanoğlu, Gezi eylemlerinin çıkış noktasını anlayışla karşılamış fakat sonrasında olup bitenler kendisini rahatsız etmiş. İhsanoğlu’nun, Kasım 2013′te Kasım ayında Cumhuriyet’ten Duygu Güvenç’e verdiği söyleşide Gezi’yle ilgili ifadeleri şöyle:

“Bu mesele çevre hassasiyetiyle doğdu. Ve doğduğu nokta haklıdır. İnsanların çevre konusunda, şehrin düzenlenmesi konusunda bir fikir beyan etme hakkı vardır. Şahsen ağaçların kesilmesine karşıyım ama tarihi binaların yeniden inşa edilmesine taraftarım. Biz zaten İstanbul’da çok şeyi yıktık. O bakımdan Gezi olaylarının başlangıç noktasını anlayışla karşılıyorum fakat sonra aldığı şekil beni rahatsız etti. Orada gelip arabaları yakmak, dükkânları yağmalamak ateşe vermek; bunlar kabul edilecek şey değil.”

9- İhsanoğlu’nun Nazım Hikmet ve Mehmet Akif’le ilgisi ne?

nazim

CHP’nin önerisiyle ‘çatı aday’ ilan edilen Prof. Dr. Ekmeleddin İhsanoğlu’nun, milliyetçi-muhafazakar gelenekten bir isim olmasına karşın ‘kapsayıcı’ bir kişiliğe sahip olduğuna kanıt olarak Nazım Hikmet’in ‘Ferhat ile Şirin’ kitabını 1969 yılında Arapça’ya çevirmiş olması gösteriliyor. İhsanoğlu aynı zamanda İstiklal Marşı’nın yazarı şair Mehmet Akif’in yaptığı Kur’an çevirisini ölmeden önce teslim ettiği yakın dostu Yozgatlı İhsan Hoca’nın oğlu.