17 Aralık rüşvet operasyonunda tutuklandı, şaibe altındaki tüm mal varlığına el kondu, Suudi Arabistan’ın Washington Büyükelçisi’ne suikast planlayan bir İranlı’ya 1.5 milyon dolar gönderdiği iddia edildi. Ancak tüm bu eylemlerin öznesi, Başbakan Erdoğan’ın ‘hayırsever’ diye nitelediği Rıza Sarraf‘ın işleri tıkırında. Nasıl mı?
1. Önce yayın yasağı kararı alınır
Operasyonun kilit ismi Sarraf ve eşi Ebru Gündeş’in talebini karara bağlayan İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesi, soruşturma tamamlanıncaya kadar 17 Aralık operasyonuyla ilgili haberlere yayın yasağı getirdi. Mahkeme, İstanbul merkezli soruşturma kapsamında dosyanın içeriğine ilişkin yazılı, görsel ve internet medyasında her türlü haber, röportaj, eleştiriye (yalnızca haber niteliği taşıyanlar dışında) soruşturma tamamlanıncaya kadar yayın yasağı konulmasına karar verdi.
İlk soruşturma, Sarraf dışında eski bakanlar Muammer Güler, Zafer Çağlayan ve Erdoğan Bayraktar’ın oğullarıyla Halkbank’ı kapsıyor; yasadışı para transferi, hayali ihracat, rüşvet, vergi kaçakçılığı ve kara para aklama suçlamalarını içeriyordu. Savcıya göre Sarraf üç bakana ve Halkbank Genel Müdürü Aslan’a rüşvet vererek İran’a kaynağı belirsiz para transferleri ve altın kaçakçılığı yapıyordu. Ayrıca yine Sarraf’ın eski AB bakanı Egemen Bağış’a rüşvet vererek beş kişinin Türk vatandaşlığına istisnai yoldan alınması için kulis yaptığı iddia ediliyordu.

2. Bir MİT raporu vardı sanki
Başbakan Erdoğan’ın Sarraf’ı koruduğu şeklinde yorumlanan iddiaya göre, Sarraf, Suudi Arabistan’ın Washington Büyükelçisi’ni öldürmeyi planladığı suçlamasıyla ABD’de 25 yıl hapis cezası alan İranlı-Amerikalı Mansur Erbabsiyar’a suikast için para gönderdi. FBI’ın yardım istediği MİT, hazırlanan raporu bizzat Erdoğan’a da sundu. Ancak ABD’deki soruşturmaya rağmen Sarraf hakkında işlem yapılmadı. İddiaların basında yer alması karşısında bile başbakanlık ve MİT sessiz kalmayı tercih etti.
3. Mal varlıkları üzerindeki tedbir de kaldırılır!
Lüks harcamalar ve aldığı milyarlık hediyelerle konuşulan Sarraf’ın mal varlıkları üzerindeki tedbir kararı da, soruşturmadan 42 gün sonra kaldırıldı.
İstanbul 29. Sulh Ceza Mahkemesi’nin ‘mal varlıklarına el koyma kararının kaldırılması’ kararında, tedbir kararının ‘hukuksuz’ olduğu anlatıldı. Mahkeme, soruşturma dosyasında yer alan delillerle tedbir kararının uygulanamayacağını belirterek, Mali Suçları Araştırma Kurulu’ndan (MASAK) rapor alınmadığını belirtti. Soruşturmayı yürüten savcı Celal Kara ve beraberindeki savcıların bu karara itiraz etmesi bekleniyor.