Türkiye Barolar Birliği (TBB) Başkanı Metin Feyzioğlu, birliğin ismindeki ‘Türk’ ifadesinin çıkarılmasını Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a önerenin kripto ‘FETÖ’cü ve PKK sempatizanı olduğunu söyledi.

Karabük’teki Genişletilmiş 13’üncü Karadeniz Baro Başkanları Toplantısı’nın ardından gazetecilere konuşan Feyzioğlu, Erdoğan’ın kimin kripto ‘FETÖ’cü, kimin ajan olduğunu merak ediyorsa bu projeyi önüne koyanlara bakması gerektiğini ifade etti.
“Sayın cumhurbaşkanının önüne kim bu projeyi getirdiyse kripto FETÖ’cüdür, PKK’nın sempatizanıdır, PKK’nın adına iş ve işlem yapmaktadır” diyen Feyzioğlu, ‘kripto FETÖ’cüler’in ve ajanların amacının bağımsız baroları ve TBB’yi yok ederek Türkiye’yi tüm dünyada bir diktatörlük olarak tescillemek olduğunu kaydetti.
TBB başkanı şöyle devam etti: “Çünkü bu ajanlar çok iyi bilmektedirler ki TBB ve barolar bağımsız kaldığı sürece cumhurbaşkanının, hükümetin hiç kimsenin emrine girmeden doğruları en milli hassasiyetle söylemeye devam ettikleri sürece dünyada Türkiye Cumhuriyeti’ni diktatörlük diye tanıtmakta zorlanmaktadırlar. Öyleyse TBB ve barolar birliği yine kandırılmış olan cumhurbaşkanı eliyle yok edilirse Türkiye’nin diktatörlük olduğuna dair tezleri artık Avrupa’da ve Amerikan kamuoyunda kimse tarafından çürütülemeyecektir. Amaçları bu ajanların, kripto FETÖ’cülerin TBB ve barolarını kapatmış Türkiye’yi Saddam’ın Irak’ına, Esad’ın Suriye’sine, Kaddafi’nin Libya’sına benzetmektir. Ardından da en kısa zamanda 15 Temmuz’da başaramadıkları bölünme, parçalama harekatını milli direnişi yok ederek arkalarına dünyayı alarak başarmaya çalışmaktır. İşte büyük proje budur.”
‘Emperyal proje’
Ordunun Afrin’de olduğunu, yabancı basının her gün Türkiye’nin ’emperyallerin kara propaganda araçları yoluyla’ sivilleri katletmekle suçlandığını görebildiğini dile getiren Feyzioğlu şu değerlendirmeyi yaptı: “Dünyayı Afrin’de Türkiye Cumhuriyeti meşru savunma hakkını kullanmaktadır. Sivilleri de canından aziz bilmektedir diye savunan Türkiye Barolar Birliği ve barolardır. Şu halde ordumuz Afrin’de seferdeyken ve TSK’yı gövdesiyle koruyan Türkiye Barolar Birliği ve barolar bu davaya baş koymuşken ve dünyada da Türkiye’ye siz soykırım suçu işliyorsunuz diye büyük plan pişirilirken bize yönelik harekat zamanlaması itibariyle manidar olmanın ötesindedir, açıktır seçiktir. Bu bir emperyal projedir ve yine kandırılmış olan Cumhurbaşkanı eliyle hayata geçirilmek istenmektedir.”
Ankara’da toplanacaklar
Feyzioğlu, 24 Şubat Ankara’da toplantı yapacaklarını belirterek sözlerini şöyle sürdürdü: “Sayın cumhurbaşkanının milli menfaatlere aykırı, terör örgütlerini sevindiren ve yargıyı tamamen yok edecek projesini dile getirmesinden sonra mümkün olan her girişimde bulunduk. Aklımıza gelecek ilgili ve yetkili olduğunu düşündüğümüz devlet içindeki her kademedeki kişiye ulaştık. Maalesef cumhurbaşkanına devlet eliyle ulaşmakta muvaffak olamadık. Kapalı kapılar ardındakilere ulaşmak ise bizim işimiz değildir. Projenin ısrarlı bir şekilde yürütülmesi devam etmektedir, önlenebilmiş değildir. Eminim ki iktidar partisi saflarında da büyük bir vicdanlı çoğunluk yapılanın ne kadar yanlış ve Türkiye’nin geleceği açısından ne kadar tehlikeli olduğunu görmektedir. Adalet bürokrasisinin tamamı yapılanın yanlış olduğunu bilmektedir. Ancak kapalı kapılar ardındaki projeyi yazanlar ulaşılamaz durumdadır. Bu sebeple olağanüstü toplanan yönetim kurulumuz 24 Şubat’ta tüm baro başkanlarımızı, barolarımızın seçilmiş tüm kurullarını ve Türkiye’deki tüm avukatları Ankara’da hepimizi alabilecek bir büyük toplantı mekanında kripto FETÖ’nün, PKK’nın, emperyal güçlerin bu projesine ‘Hayır’ demek ve Türk milletine gerçekleri anlatmak üzere davet etme kararı almıştır.
‘İsmi kanun sökemez’
TBB, barolarımız ve tüm avukatlarımız varlık sebebimiz olan Türk milletine emanettir bu andan sonra. Her hesabın üzerinde yüce Rabbimin daha büyük bir hesabı vardır. Can borcumuz cenabı Allah’adır. Namus borcumuz Türk milletinedir. Bundan başka hiç kimseye hiçbir borcumuz ve eyvallahımız yoktur. Ağzımızdan çıkacak son sözler, son nefesimiz doğruları Türk milletine anlatmak için harcanacaktır. Bizi vurabilirler, bizi kırabilirler ama yüce Türk milletinin önünde söz veriyoruz, and içiyoruz bizi asla eyip, bükemeyeceklerdir. Yüreği bizimle atan milyonlarca Türk vatandaşının yüreğinde kazılıdır bizim Türkiye ismimiz, onu da hiç kimse, hiçbir kanunla sökemeyecektir. And içeriz. Dilerim aklı selim galip gelir, gazamızda mübarek olsun”