OHAL KHK’sıyla ihraç edildikleri işlerine dönme talebiyle açlık grevi yapan eğitimciler Semih Özakça ve Nuriye Gülmen’e destek eylemi yaptıkları için yargılanan dokuz sanık beraat etti.

Kadıköy’de Gülmen ve Özakça’ya destek için Barış İçin Kadın Girişimi’nin (BİKG) çadır kurmasına polis izin vermemiş, daha sonra gözaltına alınanlardan dokuzu hakkında ‘kanuna aykırı toplantı ve yürüyüşe silahsız katılarak ihtara rağmen dağılmama’ suçundan altı aydan üç yıla kadar hapis istemiyle dava açılmıştı.
İstanbul Anadolu 44’üncü Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın üçüncü duruşmasına tutuksuz sanıklardan Aylin Kırıkçu, Filiz Yücel, Serdar Başçetin, Sevda Çetinkaya, Candan Yılmaz, Feride Eralp ve avukatları katıldı. Tutuklu öğretmen Nazife Onay ise Silivri Cezaevi’nden salona SEGBİS’le bağlandı.
‘Yasal hakkımızı kullandık’
Eralp, eylem yaptıkları tarihte Özakça ve Gülmen’in açlık grevlerinin 73’üncü günü olduğunu, bu açlık grevini görünür kılmak için eylem yaptıklarını söyledi. Kimseyi rahatsız etmediklerini, kimsenin şikayetçi olmadığını, kamu düzenini de bozmadıklarını aktaran Eralp, yasal haklarını kullandıklarını dile getirdi.
Erzincan Üniversitesi’nde araştırma görevlisi olarak çalışırken ihraç edilen Başçetin şunları söyledi: “İhraç edilmiş bir kamu emekçisi olarak açlık grevinin 73’üncü gününde iki kamu emekçisi Nuriye ve Semih isimli arkadaşlara destek olmak amacıyla orada bulundum. Taleplerimizi duyurmaya çalışıyorduk. Taleplerimiz aslında çok net, işe alınmaya yönelik taleplerdir. Çünkü herhangi bir suçlama yöneltilmeden ve savunma hakkı verilmeden ihraç edildik.”
Onay şunları kaydetti: “Nuriye ve Semih konusunda toplum ikiye bölünmüştür. Ben sırf bu iki arkadaşa destek olduğum için mesleğimden ihraç edildim. Ve yine bunlara destek olduğum için tutuklandım. Suçlamayı kabul etmiyorum. Ayrıca ben savunma yapmak üzere mahkeme salonuna getirilmek istiyorum.”
Sanıklar beraatlerini de istedi.
Mahkeme, suç islemek kastıyla hareket etmediklerini gerekçe göstererek tüm sanıkların beraatine karar verdi.