Eski TRT genel müdürü İbrahim Şahin hakkında verilen takipsizlik kararının gerekçesinde ‘FETÖ’cü olamayacağı, TRT’de ‘muhalefetin sesini kısmasıyla’ açıklandı.

2007 ile 2014 arasında TRT genel müdürlüğü yapan İbrahim Şahin, kurumdaki ‘FETÖ’ yapılanmasına ilişkin “Samanyolu grubundan gelenlerin FETÖ’cü olduğunu bilmiyordum” demişti,
Şahin hakkındaki soruşturma eski TRT çalışanı Abdurrahman Keskin’in 26 Ağustos 2016’da yaptığı şikâyet üzerine başlamıştı.
‘Az sayıda FETÖ’cü istihdamı’
Cumhuriyet’ten Alican Uludağ’ın haberine göre TRT’de FETÖ’den ihraç edilen 435 personelden 368’inin Şahin döneminde alınmasını kadrolaşma için ‘yeterli, somut ve inandırıcı’ bulmayan başsavcılık, bütün personel sayısına göre az sayıda ‘FETÖ’cünün istihdam edildiğini savundu.
Eşi ‘FETÖ ablası’
Soruşturma sürecinde Samsun valisi olarak görev yapan Şahin’le beraber etkinliklere katılan Samsun Cumhuriyet Başsavcısı Ahmet Yavuz, Şahin’i ‘çok yönlü, başarılı bir bürokrat’ diye övdü.
Karardaki tanık ifadelerinde eşinin ‘FETÖ ablası’ olduğu belirtilen Şahin adına kayıtlı telefonun bir kadın tarafından kullanıldığının tespit edildiği belirtilirken, bununla Şahin’in suçlanamayacağı vurgulandı.
Başsavcı Yavuz, Şahin hakkında ‘terör örgütüne üye olma suçundan kamu davası açılmasını gerektirir yeterlilikte, kesin, somut, şüpheden uzak, inandırıcı ve yeterli delil elde edilemediği’ gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verdi.
‘TÜRGEV, KADEM ve TÜGVA’ya bedelsiz yer tahsisi’
KPSS şartı olmadan sözlü sınavla 18 kişinin Samanyolu, Zaman, Cihan ve Feza gibi kurumlardan alınması suçlamasına yanıt veren başsavcılık, kararda bu kurumların ‘FETÖ’cü olduklarının sonradan anlaşıldığını ileri sürerek büyük oranda ‘FETÖ’cülerin TRT’de istihdam edildiğinin inandırıcı olmadığını belirtti.
Kararda, şüphelinin neden ‘FETÖ’ üyesi olamayacağı, seçim dönemlerinde yapılan AKP lehine yayınlarla ifade edidi: “Şüpheli, seçim dönemlerinde TRT’de yapılan seçim yayınları ve propaganda konuşmalarında iktidardaki Ak Parti’ye ve şimdiki Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a daha fazla süre verip muhalefete süre vermediği suçlamalarına muhatap oldu. O dönem başta HDP Genel Başkanı, aynı zamanda cumhurbaşkanı adayı Selahattin Demirtaş olmak üzere bütün muhalefetin çok yoğun, ağır eleştiri ve saldırılarına maruz kaldı. Muhalefetin bu konudaki beyanları FETÖ medyasında yoğun şekilde desteklenerek haberleştirildi. Şüpheli Samsun Valiliği döneminde ise Halkın Kurtuluş Partisi isimli aşırı sol parti tarafından, TÜRGEV, KADEM ve TÜGVA isimli vakıflara Samsun’da bedelsiz yer tahsis ettirdiği, bu vakıflara haksız menfaat sağladığı iddiasıyla şikâyet edildi…”
Kararda, Şahin’in darbe girişiminin savuşturulmasında ‘hesabi tavırlar’ içinde olmayıp, ‘büyük bir azim ve gayretle’ görevini yaptığı savunuldu.
‘İki firmanın iş alması başarı’
100’den fazla firmadan ‘FETÖ’cü oldukları gerekçesiyle kayyıma devredilen iki şirkete verilen 16 ihaleye değinilen takipsizlik kararında, “Şüphelinin görev yaptığı dönemde TRT’den yalnızca iki FETÖ firmasının iş alabilmesi, yöneticilik yeteneği açısından şüpheli için değil suçlanmak, aksine önemli bir başarı sayılması gerekir” dendi.
‘İmam hatip mezunu’
Başsavcı, Şahin hakkında ‘açık kaynak araştırması’ da yaptırdı.
Takipsizlik kararında, Şahin’in Amasya İmam Hatip Lisesi mezunu olduğu, ‘çok yönlü, çalışkan bir bürokrat özelliğine sahip olduğu’ belirtildi.